YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1402
KARAR NO : 2022/16495
KARAR TARİHİ : 14.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun soruşturmaya başlanmadan önce şahsına zarar verilmeksizin güvenli bir yerde kendiliğinden serbest bırakılmasının gerektiği, dava konusu dosyada mağdurun rıza ile evlenme konusunda sanık …’ı ikna ettiği ve sanığın bu nedenle mağduru jandarmaya götürdüğü göz önüne alındığında, etkin pişmanlık şartları gerçekleşmediği anlaşıldığından Tebliğnamenin bu konudaki bozma düşüncesi ile suçun iştirak halinde işlendiği anlaşıldığından sanık … hakkında kurulan hükümde mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamenin düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanıkların suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, cebir kullanılmadığına, müşteki beyanından başka delil olmadığına, sanıkların suç işlemek için bir araya gelme kasıtlarının olmadığına, cinsel amaç güdülmediğine, sanıklar Mehmet ve Turgay’ın iştirak
iradelerinin olmadığına yönelik temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sayın Üye …’in sanıklar hakkında TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanmaması gerektiğine yönelik karşı oyu nedeni ile oyçokluğuyla 14.11.2022 gününde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Ayrıntılı gerekçesi 07.04.2022 tarih ve …Karar sayılı kararımızın gerekçesinde açıklandığı üzere, sanık …’ın mağduru kolundan tutup çekmek suretiyle zorla arabaya bindirdiği ve götürdüğü, yaşanan bu olaydan dolayı sanıklar hakkında hürriyeti tahdit suçundan hüküm kurulduğu sabit ise de sanıkların bu sırada ve sonrasında mağdureye yönelik dışa yansıyan cinsel içerikli bir söz veya davranışta bulunduğuna dair mağdurun herhangi bir iddiası olmadığı gibi tanık beyanının da bulunmadığı 5237 sayılı TCK.nın 109/5. maddesindeki cinsel amaç ifadesinin çok geniş yorumlamaya müsait muğlak bir kavram olduğu, ceza içeren düzenlemelerin TCK.nın 2. maddesinde düzenlenen kanunilik ilkesi gereği dar yorumlanması gerektiği, 06.10.2015 tarih ve 2013/788 Esas 2015/306 Karar sayılı Ceza Genel Kurulu karanında da belirtildiği üzere cinsel amaç kavramının dışa yansıyan cinsel içerikli davranışlar olarak yorumlanması gerektiği bunun hukuk devletinin ve kanunilik ilkesinin gereği olduğu, yine dar yorumun kanunilik ilkesi güvencesine ve ceza adaletine de uygun olacağı anlaşılmakla hürriyeti tahdit eylemini gerçekleştirirken yakın cinsel amaçla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanıklar hakkında tayin edilen cezanın TCK.nın 109/5. maddesi gereğince arttırılması hukuka aykırı olacağından TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanması gerektiği gerekçesine dayalı bozma düşüncesine katılmadığımı saygıyla arz ederim. 14.11.2022