Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/14469 E. 2023/2928 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14469
KARAR NO : 2023/2928
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akçadağ Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, taşınmazı aldığı sınırları ile kullandığına, suç işleme kastı olmadığına, aradaki ihtilafın hukuki ihtilaf olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın ertelenmesi karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın oğluna devrettiği ancak kendisinin kullandığı 975 numaralı parsele komşu katılanın hissedar olduğu 974 numaralı parseli çit çekerek işgal ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık, suçlamaları kabul etmemiştir.
3. 04.05.2015 tarihli olay yeri görgü tespiti ve araştırma tutanağı dosyada mevcuttur.
4. Mahkemece 16.10.2015 tarihinde keşif yapılmış, keşif sonrasında alınan bilirkişi raporlarında, sanığın katılana ait 974 numaralı parsele 64,46 m2 alanda ev yapmak ve 1636,17 m2 alanda kayısı fidanı dikmek suretiyle toplamda 1700,63 m2 alana tecavüz etttiği, tecavüzün devam ettiği belirtilmiştir.
5. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, keşif, sanık savunmaları, katılan beyanları, tapu kayıtları, keşif, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılana ait 974 numaralı parsele ev yapmak ve kayısı fidanı dikmek suretiyle toplamda 1700,63 m2 tecavüz ettiği, sanığın bir hakka dayanmaksızın katılana ait taşınmaz malı malikmiş gibi işgal ederek katılanın taşınmazından kısmen yararlanmasına engel olduğu anlaşıldığından ve mahkemece sanığın katılanın olay nedeniyle meydana gelen maddi zararını tazmin etmediği, keşif tarihi itibariyle de halen müdahalenin devam etmesi nedeni ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanık hakkında hükmolunan hapis cezası adli para cezasına çevrildiğinden hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle sanığın eksik inceleme ile karar verildiğine, suç işleme kastı olmadığına, aradaki ihtilafın hukuki ihtilaf olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz istemleri yerinde görülmediğinden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.