YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1478
KARAR NO : 2021/15144
KARAR TARİHİ : 01.06.2021
İhbarname No : KYB – 2020/21291
İftira suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267/1. ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/06/2018 tarihli ve 2018/184 esas, 2018/1007 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2018 tarihli ve 2018/1896 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre;
1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, merci tarafından sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının var olup olmadığına ilişkin olarak ceza miktarı, adlî sicil kaydı ve somut zarar bulunmamasına ilişkin sınırlı bir inceleme yapılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 karar sayılı ilâmıyla itiraz merciinin sadece şeklî olarak değil, hem maddî olay, hem de hukukî yönden inceleme yapabileceği yönündeki kararı nazara alındığında, itiraz merci Bodrum Ağır Ceza Mahkemesince işin esası hakkında da inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde,
2- Sanığın 16/07/2016 tarihli ihbarı ile İsmet Bingöl hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/19839 sayısı ile soruşturma yürütüldüğü ve İsmet Bingöl hakkında delil yetersizliği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilerek anılan Cumhuriyet Başsavcılığının 11/01/2018 tarihli ve 2016/19839 soruşturma, 2018/247 esas, 2018/185 sayısı ile iftira suçundan, müştekisinin İsmet Bingöl, şüphelisinin … olduğu iddianame düzenlendiği, açılan bu kamu davası hakkında Elazığ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/06/2018 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 10/06/2013 tarihli 2013/2889 esas, 2013/8876 karar sayılı ilâmında “…Sanığın Anayasa’nın 74. maddesi ile garanti altına alınan ‘anayasal şikayet hakkı’nı ./..
S/2
İhbarname No : KYB – 2020/21291
kullandığı, katılanlar hakkında tehdit suçundan yürütülen soruşturmada delil yetersizliği nedeniyle ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ dair verilen kararın, iftira suçunun işlendiğinin kesin kanıtı niteliğinde olmayıp ancak vicdani kanı oluşturabileceği gözetilerek, hukuka aykırılık öğesinin gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA…” belirtildiği üzere, iftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, müşteki hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturmada delil yetersizliği nedeniyle “kovuşturmaya yer olmadığına” dair verilen kararın, iftira suçunun işlendiğinin kesin kanıtı niteliğinde olmayıp ancak vicdani kanı oluşturabileceği, bu haliyle yasal unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10.02.2020 gün ve 17999 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2020 gün ve KYB/2020-21291 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.06.2019 gün ve 2016/1413 Esas, 2019/489 Karar ve 22.01.2013 gün ve 2012/534 Esas, 2013/15 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hakkında iftira suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümlü müdafinin bu karara karşı atılı suçların sabit olmadığını belirterek yaptığı itiraz üzerine, itiraz mercii, incelemesini sadece şekli olarak değil, 5271 sayılı CMK.nın 267-271. maddeleri uyarınca hem maddi olay hem de hukuki yönden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, CMK.nın 231.maddesinde belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verilebilmesi için gerekli objektif ve subjektif şartların oluşup oluşmadığının tespiti ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda itirazın reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2018 gün, 2018/1896 Değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-a. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip ./..
işlemlerin mahallinde yapılmasına, Bir numaralı bozma nedeni karşısında, ihbarnamede yer alan (iki) numaralı bozma nedeniyle ilgili KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.