YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14824
KARAR NO : 2023/2736
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2011 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında; sahte banka veya kredi kartı üretmek suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sahte banka veya
kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; ”Sahte oluşturulan kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama suçundan verilen hüküm bakımından, mağdur adına üretilen kredi kartının değişik yerlerde birden fazla kullanıldığının anlaşılması karşısında, TCK.nın 245/3. madde ve fıkrası gereği tayin olunan cezadan TCK.nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni olarak gösterilmediği,” görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz sebebi; sübuta, suç tarihinde ceza infaz kurumunda bulunduğuna ve saire ilişkindir.
2. Katılan Vakıfbank vekilinin temyiz sebebi; ceza miktarına, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, katılan adına Vakıfbank A.Ş’ye başvurarak sahte kredi kartı düzenlettirdiği ve sahte kredi kartı ile çeşitli işlemler yaparak yarar sağladığı iddiasına ilişkindir.
2. Kredi kartı üyelik sözleşmesinin 16.02.2010 tarihinde düzenlendiği ve kredi kartının 02.03.2010 tarihinde teslim edildiği belirlenmiştir.
3. Kredi kartı üyelik sözleşmesi içeriğinde, irtibat olarak 0 541 249 22 08 no.lu cep telefonu ve 0 262 321 39 75 no.lu sabit hat bildirilmiştir.
4. 06.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda; katılan adına Vakıfbank A.Ş’ye başvuru yapılırken katılan adına olan nüfus cüzdanındaki fotoğrafın sanığa ait olduğu kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğu bildirilmiştir.
5. Katılan adına olan 4119 **** **** 3231 no.lu kredi kartı ile 04.03.2010-15.03.2010 tarihleri arasında farklı işyerleri ve ATM’lerden 14 adet işlem yapıldığı belirlenmiştir.
6. 10.11.2010 tarihli bilirkişi raporunda; Vakıfbank A.Ş’ye ait kredi kartı üyelik sözleşmesindeki yazılar ve katılan adına atılı imzanın katılanın eli ürünü olmadığı, yazıların sanığın eli ürünü olmadığı, katılan adına atılı olan imzanın taklit mahiyetinde olduğu, bu imzanın sanığın eli ürünü olup olmadığının belirlenemediği sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
7. UYAP üzerinden yapılan incelemede, Körfez 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarih, 2015/356 Esas, 2015/688 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı işlediği resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve temyiz incelemesi neticesinde onanmasına karar verilerek kesinleştiği belirlenmiştir.
8. Sanık savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek kredi kartı üyelik sözleşmesinde bildirilen GSM hattının kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.
9. Mahkemece 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gereğince, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü ve 58 inci maddeleri uygulanması ihtimaline binaen sanığın ek savunması alınmıştır.
10. Sanığın 18.04.2010 – 08.05.2011 tarihlerinde ceza infaz kurumunda olduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;
1. Sanığın temyiz talebi yönünden;
a. Sanığın suç tarihinde ceza infaz kurumunda bulunduğuna ilişkin temyiz isteği yönünden; suça konu kredi kartına ilişkin sözleşmenin 16.02.2010 tarihinde imzalandığı, kredi kartının 02.03.2010 tarihinde teslim alındığı ve kredi kartı ile yapılan işlemlerin 04.03.2010-15.03.2010 tarihleri arasında yapıldığı gözetildiğinde sanığın belirtilen tarihlerde ceza infaz kurumunda bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş olup hükümlerde bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Sanığın sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; Katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanı, bilirkişi raporları, banka cevabi yazıları, sanığın kredi kartı sözleşmesinde bildirilen GSM hattının kendisine ait olduğu yönündeki tevil yollu ikrarı ve tüm dava dosyasındaki deliller karşısında; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş olup hükümlerde bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden;
a. Atılı suç nedeni ile cezaya hükmedilirken, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri dikkate alınarak, olayın işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amacı ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurulmak suretiyle temel cezanın belirlendiği, yine sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin aynı Kanunun 62 nci maddesine uygun olarak gerekçelendirilerek uygulanmadığı anlaşılmakla; katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş ve hükümde bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Vesaire temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;
1. Sanığın temyiz talebi yönünden;
a. Sanığın suç tarihinde ceza infaz kurumunda bulunduğuna ilişkin temyiz isteği yönünden; suça konu kredi kartına ilişkin sözleşmenin 16.02.2010 tarihinde imzalandığı, kredi kartının 02.03.2010 tarihinde teslim alındığı ve kredi kartı ile yapılan işlemlerin 04.03.2010-15.03.2010 tarihleri arasında yapıldığı gözetildiğinde sanığın belirtilen tarihlerde ceza infaz kurumunda bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş olup hükümlerde bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Sanığın sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; Katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanı, bilirkişi raporları, banka cevabi yazıları, sanığın kredi kartı sözleşmesinde bildirilen GSM hattının kendisine ait olduğu yönündeki tevil yollu ikrarı ve tüm dava dosyasındaki deliller karşısında; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş olup hükümlerde bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden;
a. Atılı suç nedeni ile cezaya hükmedilirken, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri dikkate alınarak, olayın işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amacı ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurulmak suretiyle temel cezanın belirlendiği, yine sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin aynı Kanunun 62 nci maddesine uygun olarak gerekçelendirilerek uygulanmadığı anlaşılmakla; katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş ve hükümde bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Sahte olarak oluşturulan kredi kartının değişik zamanlarda birden fazla kullanıldığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tayin olunan cezadan aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Vesaire temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;
Gerekçe bölümünde (A) kısmında açıklanan nedenlerle Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2015 tarihli sanık hakkında mahkumiyete dair hükümde, sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;
Gerekçe bölümünde (B-2-b) kısmında açıklanan nedenle Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2015 tarihli sanık hakkında mahkumiyete dair hükme yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.