YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14836
KARAR NO : 2023/1071
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2015 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Milas 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın kendi bahçesindeki otları yakarken alevlerin ormana sıçraması nedeni ile genel güvenliğin taksirle tehlikeye atılması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık savunmasında atılı suçu kabul etmediğini, bahçesindeki otları sabah 10:00 da yaktığını orman yangınının ise bir … sonra akşam 23:00 de başladığını beyan etmiştir.
3. Sanık müdafii savunmasında sanığın otları yakması ile orman yangınının çıkması arasındaki sürenin … olduğu gibi, sanığın arazisi ile ormanın sınır olmadığı ve yangına sanığın sebep olmadığı şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Tanıklar … … ve … … sanığın çalışanları olup sadece öbek öbek otları topladıklarını yangının muhtemelen sanığın dalları yakması sonucu ormanlık alana sıçramasıyla oluşabileceğine ancak yangının nasıl başladığını görmediklerine dair beyanda bulunmuşlardır.
5. Soruşturma aşamasında düzenlenen 13.04.2015 tarihli olay yeri tespit tutanağına göre, ormanda başlayan yangının başlangıç noktasının sanığın arazisinden başlama olasılığının bulunduğunun … ilerleme izinden tespit edildiği anlaşılmaktadır.
6. Bölgede tahminen 0,6 hektarlık alanın yandığına dair tutanak düzenlenmiştir.
7. Mahkemesince yapılan keşif sonucuna göre sanığa ait zeytin bahçesindeki zeytin ağaçlarının çıkan yangından herhangi bir zarar görmediği, yine zeytin bahçesi içerisinde toplanılan … ve … otların yakıldığı, bunlara ilişkin yanmış öbeklerin mevcut olduğu fakat öbeklerin etrafındaki … otların yangından etkilenmediği görülmüş olmakla suça konu orman yangınının sanığa ait zeytin bahçesinden çıkıp çıkmadığının kesin olarak tespit edilemediği beyan edilmiştir.
8. Mahkemesince eylemin sanık tarafından işlendiğine dair yeter delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Oluş, tüm dosya kapsamı, 13.04.2015 tarihli … ilerleme izlerine göre ormanda başlayan yangının başlangıç noktasının sanığın arazisi olabileceğine dair olay yeri tespit tutanağı ve sanığın soruşturma aşamasında alınan “Ben otları söndürdükten sonra rüzgarın etkisiyle tekrar yangın çıkmış olabilir” şeklindeki savunması birlikte değerlendirildiğinde; sanığın genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2. (1) numaralı bozma nedenine göre, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12 nci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75 … maddesi uyarınca sanığa yüklenen genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçunun temas ettiği, 5237 sayılı Kanun’un 171 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen suçun önödeme kapsamına alındığı nazara alınarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. (1) numaralı bozma nedenine göre, sanığın eylemine uyan suç için öngörülen hapis cezasının üst sınırı nazara alındığında; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 … ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle…. hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda … Basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38 … maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 … maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun’un geçici 5 … maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Milas 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2015 tarih ve 2015/243 Esas, 2015/522 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.