YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14855
KARAR NO : 2023/2922
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gökçeada Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Gökçeada Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; cezanın yetersiz olduğuna, alt sınırda cezanın belirlenmesinin ve indirim yapılmasının hatalı olduğuna, eksik inceleme ile hukuki dayanaktan yoksun karar verildiğine,
Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme ile tapu kayıtlarını getirtilmeden karar verildiğine, suç işleme kastı olmadığına, bilmeden 42 metre karelik tecavüzü olduğunu öğrendiğinde işgale son verdiğine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle mahkumiyetine karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın katılana ait 191 ada 29 parsel sayılı taşınmazına hayvan barınağı yapıp
tel çit çekmek suretiyle tecavüzde bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2. 10.04.2015 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı dosyada mevcuttur.
3. Suça konu 191 ada 29 parsel sayılı taşınmazın tapuda katılan adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
4. Savcılık tarafından alınan 04.05.2015 tarihli fen bilirkişisi raporunda, sanığın katılana ait 191 ada 59 parsele hayvan barınağı yapmak ve tel çit çekmek sureti ile 42.39 metre kare alana tecavüz ettiği belirtilmiştir.
5. Sanık tevil yollu ikrarda bulunmuştur.
6. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılanın temyiz isteğine yönelik
Bilirkişi raporu, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, sanık savunması, katılan beyanı, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılana ait 191 ada 29 parsel sayılı taşınmaza hayvan barınağı yapıp tel çit çekmek suretiyle tecavüzde bulunduğu anlaşılmıştır. 04.05.2015 tarihli fen bilirkişisi raporunda belirtilen tecavüz edilen alanın miktarı nazara alındığında mahkemece alt sınırdan hüküm kurulmasında ve sanığın kişiliği, yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları dikkate alınarak sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sanığın temyiz isteğine yönelik
Bilirkişi raporu, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, sanık savunması, katılan beyanı, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılana ait taşınmaza hayvan barınağı yapıp tel çit çekmek suretiyle tecavüz ettiği toplanan tüm delillerle sabit olduğundan sanığın, suç işleme kastı olmadığına, eksik inceleme üzerine karar verildiğine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle mahkumiyetine karar verildiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
D. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Kanun’da cezaların içtimaının düzenlenmediği gözetilmeden, sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen adli para cezası ile doğrudan verilen adli para cezalarının toplanmasına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (D) numaralı bentte açıklanan nedenle Gökçeada Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında hükmün 5 inci fıkrası çıkartılarak yerine “ Sanığa verilen 150 gün ve 4 gün Adli Para Cezalarının 5237 Sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca sanığın sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alınarak günlüğü takdiren 20 TL den paraya çevrilerek 3.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.