YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15080
KARAR NO : 2023/3649
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla usul hükümleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 2015/807 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli, 2015/525 Esas, 2015/1007 Karar sayılı kararı ile sanığın, zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Atılı suçun sanık tarafından işlenmediğine,
2. Somut olayda zincirleme suç unsurlarının oluşmadığına,
3. Sanığın psikolojik rahatsızlığının araştırılmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, bir dönem arkadaşlık yaptığı katılanın kredi kart bilgilerini kullanarak, internet üzerinden farklı tarihlerde katılanın bilgisi dışında harcamalar yaptığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sübuta ve Zincirleme Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin
Dosyadaki olgular ve katılanın istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın bir dönem arkadaşlık yaptığı katılanın Ziraat Bankası 4446 **** **** 4813 numaralı kredi kartının bilgileri ile katılanın rızası olmadan internet üzerinden Ağustos ayı içerisinde farklı tarihlerde birden çok alışveriş yaptığı, sanık her ne kadar savunmasında “Harcamaları kendisinin yapmadığını” belirtmiş ise de, internet üzerinden yapılan harcamalara ait üyelik ve sipariş bilgileri ile erişim sağlayan IP numaralarının sanık adına olduğu anlaşılmakla mahkemenin sübuta ve suç niteliğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Cezai Ehliyetinin Olup Olmadığına İlişkin
Sanığın temyiz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu Kırşehir Devlet Hastanesinin raporunda “Bipolar bozukluk şeklinde psikolojik rahatsızlığının bulunduğunun” belirtilmesi karşısında, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesi kapsamında suçun işlendiği tarihte akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan, tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden veya Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından sağlık kurulu raporu aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
B. Diğer Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddine, ancak;
Sanığın talimat mahkemesince alınan savunmasında ” Zararı karşılamak istediğini” belirtmesi ve karar tarihinden sonra da zararı karşıladığına dair dekont sunması karşısında, etkin pişmanlık iradesini ortaya koyan sanığa uygun süre verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-2) ve (B) bendinde yer alan nedenlerle Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli, 2015/525 Esas, 2015/1007 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhameleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde tarihinde karar verildi.