Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/16239 E. 2023/3034 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16239
KARAR NO : 2023/3034
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.08.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca, sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.
2. Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/713 Esas, 2015/988 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 5237 sayılı 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, katılan rızası ile karttan harcama yaptığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği ve benzerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık ile bir süre arkadaşlık yapan katılanın, kredi kartını sanık aracında düşürdüğü, kartını istediği halde sanığın bir süre kendisini oyaladığı, bilgisi ve rızası dışında kartından harcama yaptığı böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağladığına ilişkindir.
2. Katılan 27.11.2014 tarihinde kolluk merkezine giderek, bir süredir arkadaşlık yaptığı sanığın bilgisi ve rızası dışında kartından harcama yaptığından bahisle şikayetçi olmuştur.
3. Türkiye İş Bankası A.Ş., 10.03.2015 tarihli yazı cevabında, katılana ait kredi kartı ile 30.09.2014 tarihinde … Ticaret isimli iş yerinden POS işlemi ile şifreli olarak 1.500TL’lik gerçekleştirilen işlemin banka üye iş yerinden gerçekleştirilmediğinden ilgili Ziraat Bankasından temin edilmesi gerektiği, işlem ile ilgili herhangi bir itiraz bildiriminde bulunulmadığı belirtilmiş ve işlem ayrıntısı ekinde gönderilmiştir.
4. Ziraat Bankası A.Ş., 10.06.2015 tarihli yazı cevabında, katılana ait işlemin üye işyeri … Ticaret’e bağlı pos makinası üzerinden gerçekleştiği, işlemlerin fiziki kart kullanılarak ve şifreli olarak gerçekleştiği, taraflarına bir itiraz ulaşmadığı bildirilmiş ve ekinde müşteri bilgisi olarak … kimlik bilgileri gönderilmiştir.
5. Hazırlık aşamasında dinlenen … Ticaret işyeri sahibi …, altın sattığı ve karşılığında kredi kartı ile 3.135TL … adına fatura kesildiğini, işlemin 30.09.2014 tarihinde şifre ile yapıldığını, karşılığında fatura kesildiğini beyan etmekle, … adına düzenlenen 30.09.2014 tarihli altın açıklaması ile 3.135TL tutarlı … Kuyumculuk fatura örneğini ibraz ettiği anlaşılmıştır.
6. Sanık, katılan rızası ile kartından harcama yaptığını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30.09.2014 yerine 27.11.2014 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, olay ve olgularda belirtilen hususlar ile katılan bilgisi ve rızası dışında kredi kartını kullanarak harcama yaptığı anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2015 tarihli ve 2015/713 Esas, 2015/988 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.