YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1640
KARAR NO : 2022/19698
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıkların mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan ve birleştirilmesine karar verilen dosya bakımından, müşteki hakkında katılma hususunda bir karar verilmemiş ise de; mağdurun 17.09.2015 tarihli duruşmada, birleşen dosya yönünden de sanıklardan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan ettiği, vekilinin aynı tarihli duruşmada sanıkların cezalandırılmalarını talep ederek, katılma isteğinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca, mağdurun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan davaya katılmasına ve şikayetçi vekili Av. …’nin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan incelemede;
1- Sanıklar Ahmet, İbrahim, Yusuf ve Mehmet hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Sanık … yönünden tekerrüre esas alınan ilamın elektrik hırsızlığına ilişkin olması ve 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 85. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılarak yeniden düzenlenmesi karşısında; uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp sonucuna göre tekerrüre esas alınıp alınmayacağının belirlenmesi hususunun, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 1 numaralı bentteki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanıklar müdafinin eylemin mağdurun haksız tavırları neticesinde meydana geldiğine, kavganın sadece sanıklar … ve mağdur arasında gerçekleştiğine, diğer sanıkların olaya müdahil olmadıklarına, şüpheden sanıkların yararlanacağına, haksız tahrik indiriminin en alt sınırdan yapılmasının doğru olmadığına, mağdurun yoğun bir kastla sanıkların kızkardeşine yönelik eylemde bulunduğuna, katılan vekilinin sanıklar hakkında TCK’nın 86/3-e maddesinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının doğru olmadığına, sanıkların haksız tahrik altında suç işlediklerine yönelik kabulün usul ve yasaya aykırı olduğuna dair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanıklar Ahmet, İbrahim, Yusuf ve Mehmet hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Tüm dosya kapsamına göre, olay günü sanık …’in PVC ustası olan mağduru arayarak, iş için ölçü alınacağını söyleyip, ağabeyi olan diğer sanık …’un araçla kendisini almasını sağladıktan sonra, hileyle sanık …’e ait hurdacı dükkanına götürdükleri, burada bulunan diğer sanıklarla birlikte kemik kırığı ve yüzde sabit iz oluşacak şekilde mağduru darp ettikleri, ardından sanık …’e ait araca bindirip, mağdurun, kızkardeşleri tanık Fatma’ya yönelik haksız eylemleri nedeniyle karakola teslim ettikleri anlaşılmakla, sanıkların, mağdurun meydana getirdiği haksız fiilin etkisi altında atılı eylemi gerçekleştirdikleri gözetilerek, sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken, yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
3- Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın hükümden sonra 13.02.2022 tarihinde vefat ettiğinin belirtilmesi karşısında; bu husus araştırılarak, 5237 sayılı TCK’nın 64. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince ölüm nedeniyle düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.