YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16431
KARAR NO : 2023/5502
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/328 E., 2016/11 K.
SUÇ :Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat ve mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama ve bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca beraatına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebebi; dolandırıcılık suçuna yönelik sübuta, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suç kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, zararın giderildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve saire ilişkindir.
Katılanın temyiz sebebi; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçuna yönelik sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, katılan cep telefonuna ”kredi kartı harcamalarından dolayı ödül kazandınız, ödül için … no’lu telefonu arayın” diye gönderilen mesajdaki … numaralı hattı arayarak yaptığı görüşmede katılanın kandırılarak kullanmış olduğu Denizbank’a ait kredi kartı bilgileri ile güvenlik numarasını alarak, katılana Aras Kargo aracılığıyla 23.10.2013 tarihinde içerisinde kalitesiz bir adet cep telefonu, iki adet kol saati ve bir adet çamaşır yıkama topu bulunan paketi gönderip, katılanın kredi kartı bilgilerini kullanarak hesabından dokuzyüz elli (950) lira tutarında harcama yaptığı, bu şekilde sanığın, kandırarak aldığı kredi kartı bilgilerini katılanın rızası olmaksızın kullanmak suretiyle yarar sağlamak suretiyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Katılanın istikrarlı beyanları, banka cevabi yazıları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, katılanın rızasının hile ile iradesi fesada uğratılmak sureti ile sağlandığı, ayrıca UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, farklı sebepler ile iletişim kurduğu mağdurların, kredi veya banka kart bilgilerini elde ederek harcama yaptığı ve şirketin bu şekilde faaliyet sürdürdüğünün görüldüğü anlaşılmakla; sanığın, katılanın zararını giderip gidermediği kredi kartının bağlı olduğu bankadan sorulmak sureti ile sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle 168 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağı da değerlendirilerek aynı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tek olan fiili vasıf yönünden bölünerek dolandırıcılık suçundan mahkumiyet, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kabule ve uygulamaya göre de; Hükümden sonra, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılması karşısında; dolandırıcılık suçu yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafi ve katılanın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde karar verildi.