YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16877
KARAR NO : 2023/2412
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme, iftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gölmarmara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2010 tarihli ve 2010/318 Soruşturma, 2010/136 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında iftira ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Gölmarmara Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2011 tarihli ve 2010/51 Esas, 2011/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca verilen 3 ay 3 gün hapis cezası; görevi yaptırmamak için direnme suçundan aynı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca verilen 6 ay 7 gün hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2014/316 Esas, 2014/481 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde kasten 21.04.2014 tarihli yeni bir suç işlemesi nedeniyle Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/815 Esas, 2016/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
Herhangi bir nedene dayanmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın plakasız motosiklet ile ilgili kendisinden ruhsat ve plaka soran mağdur polis memurlarına karşı görevlerini yapmasını engellemek amacıyla tehdit kullandığı ve polis merkezinde bu nedenle hakkında işlem yapılacağı sırada mağdurların kendisinden rüşvet istediklerini iddia ederek iftirada bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2. 22.08.2010 tarihli tutanakta, yol üzerinde plakası olmayan bir motosikletin sürücüsü olan sanığın yanına gidilerek kendisinden motosiklet ile ilgili evraklarının istenmesi ve plakasının neden takılı olmadığının sorulması üzerine “Ben …yım, siz bilmezsiniz, burada polis … vardı, onun hakkında 30 imza topladım buradan sürdürdüm, istersem sizi de sürdürürüm” şeklinde sözler kullanarak polis memurlarını tehdit ettiği, görevlerini yapmakta zorluk çıkardığı, aracını tekrar çalıştırarak gitmek istediği, polis merkezine davet edilmesi üzerine “Ben … reisim, benim aracımı ve beni kimse buradan götüremez, bu aracı yakarım, gene gitmem” şeklinde yüksek sesle bağırmaya bağladığı, motosikletin alt kısmında bulunan benzin hortumunu eliyle kopartıp çevreden çakmak istemeye başladığı, ellerinden tutularak motosikletten indirildiği, polis aracına bindirilmek istendiği sırada direnme gösterdiği, “beni kimse bir yere götüremez” şeklinde bağırmaya başladığı, olay yerine gelen sivil ekip ile birlikte sanığın ikna edilerek polis merkezine götürüldüğü, polis merkezinde sanık hakkında işlemlere başlanılacağı sırada “Siz benden 50,00 TL rüşvet istediniz, ben de size rüşvet vermeyince beni buraya getirdiniz” diyerek görevlilere iftirada bulunduğu belirtilmiştir.
3. Mağdur polis memurları ve tanıklar B.Ç. ve T.S.’nin aşamalardaki beyanlarının tutanak içeriğini doğruladığı belirlenmiştir.
4. Sanığın 22.08.2010 tarihli Gölmarmara Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde, motorunun lastiği patlak olduğu için lastikçi çağırdığını, bu sırada trafik polisi gelerek motosikletinin plakasının olmadığını söyleyerek kendisinden 100,00 TL rüşvet istediğini ve “sen verirsen motosikletini salarım, yoksa sen çok ceza yersin” dediğini, bu olaya M.A.’nın da şahit olduğunu ifade etmiştir.
5. Tanık olarak beyanına başvurulan M.A., arada uzak bir mesafe olduğu için polisler ve sanık arasındaki konuşmaları duymadığını ifade etmiştir.
6. Sanığın 14.09.2010 tarihli Gölmarmara Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde, emniyetteki ifadesinde beyan ettiği polislerin rüşvet istedikleri iddiasının doğru olmadığını, polislerle tartışması nedeniyle sinirlenip böyle birşey beyan ettiğini ifade etmiştir.
7. Gölmarmara Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2010 tarihli kararı ile mağdurlar hakkında rüşvet suçundan, sanıktan rüşvet istediklerine dair sanığın sadece sadece emniyetteki soyut, suçlayıcı ve tutarsız, daha sonradan döndüğü beyanından başkaca hiçbir delil elde edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hüküm yönünden
1. Sanık hakkında hükmolunan hapis cezası ile birlikte 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunması gerektiği hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın polis merkezine götürüldüğünde sözlü olarak olay yerinde mağdurların kendisinden rüşvet istediklerine dair iddiada bulunmasının akabinde “şüpheli” olarak alınan ifadesinde de, trafik polisinin gelerek motosikletinin plakasının olmadığını söyleyip kendisinden 100,00 TL rüşvet istediğini ve “sen verirsen motosikletini salarım, yoksa sen çok ceza yersin” dediğine dair beyanı ile savunma hakkının sınırlarını aşması nedeniyle iftira suçunun unsurları itibariyle oluştuğu anlaşıldığından, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden
5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturan fiil, “Kamu görevlisine karşı, görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanılması” şeklinde tanımlandığı; somut olayda, plakasız motosiklet üzerinde bulunan sanığın ruhsat ve plakanın sorulması üzerine polis memurlarına yönelik “Ben …yım, siz bilmezsiniz, burada polis … vardı, onun hakkında 30 imza topladım buradan sürdürdüm, istersem sizi de sürdürürüm” şeklinde sözler sarf ettiği olayda, sanığın kolluk görevlisinin görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmadığından sarf etmiş olduğu sözlerin de tehdit niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında, unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/815 Esas, 2016/346 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/815 Esas, 2016/346 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.