Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/17006 E. 2021/18930 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17006
KARAR NO : 2021/18930
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- 5237 sayılı TCK.nın 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Somut olayda, sanığın olay günü hırsızlık şüphesi üzerine yakalandığı sırada kendisini üvey kardeşi …’un kimlik bilgisi ile tanıttığı ve soruşturma sırasında düzenlenen evrakların mağdur … ismi ile düzenlendiği, yapılan soruşturma sonucunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 18.02.2014 tarihinde mağdur … hakkında yeterli kanıt bulunamadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında, söz konusu 18.02.2014 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşip kesinleşmediği ve sanık hakkında hırsızlık suçundan soruşturma veya kovuşturmanın akıbeti araştırılıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra mağdur hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleştiğinin ve sanık hakkında hırsızlık suçundan soruşturma ve kovuşturma yapılmadığının tespiti halinde sanık hakkında ”işlenen bir suçtan” söz edilemeyeceğinden, mağdur kimlik bilgileri ile belgeler düzenlendiği de gözetildiğinde eylemin TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi olan “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturduğu gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın gerçek kimliğinin mağdur hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra ve mağdurun beyanı ile tespit edildiği gözetilmeden koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK.nın 269/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
3- Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “İftira” olarak yazılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326/son maddeleri gereğince kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 12.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.