Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/1761 E. 2021/3907 K. 15.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1761
KARAR NO : 2021/3907
KARAR TARİHİ : 15.03.2021

İhbarname No : KYB – 2020/28206

Firar suçundan sanık …’ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 66/1-a maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 11/11/2008 tarihli ve 2008/962 esas, 2008/1121 sayılı kararının 20/03/2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, Anayasa Mahkemesinin 21/11/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 05/07/2012 tarihli ve 2012/9 esas, 2012/103 sayılı kararının uygulanması amacıyla yapılan uyarlama yargılaması sonunda, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşını nedeniyle düşürülmesine dair Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2018 tarihli ve 2017/825 esas, 2018/104 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.02.2020 gün ve 16215 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2020 gün ve KYB/2020-28206 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Firar suçundan sanık …’ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 66/1-a maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 11.11.2008 tarihli ve 2008/962 Esas, 2008/1121 Karar sayılı kararının 20.03.2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, Anayasa Mahkemesinin 21/11/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 05.07.2012 tarihli ve
2012/9 Esas, 2012/103 Karar sayılı kararının uygulanması amacıyla yapılan uyarlama yargılaması sonunda, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşını nedeniyle düşürülmesine dair Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2018 tarihli ve 2017/825 Esas, 2018/104 Karar sayılı kararını kapsayan dosyasının incelenmesinde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararın bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2018 tarihli ve 2017/825 Esas, 2018/104 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-c maddesi uyarınca BOZULMASINA; kararın, davanın esasını çözen mahkumiyet dışındaki hükümlere yönelik olması nedeniyle aleyhte sonuç doğurmamasına ve yeniden yargılama yapılmamasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.