YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17632
KARAR NO : 2023/403
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2015 tarihli ve 2015/42341 Soruşturma, 2015/16482 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Mersin 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen hapis cezasının aynı Kanun’un 51 … maddesi uyarınca ertelenmesine ve 51 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığın bir yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanığın iftira kastının bulunmadığına, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, şirketi adına kayıtlı olan 33***71 plakalı aracının Ş.K. isimli şahıs tarafından kendisine geri verilmeyerek işyerinde tuttuğuna ilişkin şikayetine ilişkin T.S.O. Mağazalar Polis Merkezi Amirliğinde görev yapan katılanın işlem yapmadığına dair Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmasına ilişkindir.
2. Sanığın, işyerine gidip anahtarı kapı anahtarı bozuk olduğu için kendisine teslim ettiği 33***71 plakalı aracının Ş.K. isimli şahıs tarafından geri verilmediğine, şantajda bulunduğuna ilişkin şikayetine istinaden 30.03.2015 günü T.S.O. Mağazalar Polis Merkezi Amirliğinde grup mukayyit olarak görev yapan polis memuru olan katılan … tarafından saat 20.16’da “müşteki ifade tutanağı”nın düzenlendiği belirlenmiştir.
3. Katılan, sanığın şikayeti üzerine şikayet olunan Ş.K. isimli şahsın kardeşi olan S.K.’nın telefonuna ulaşarak bahse konu sanığa ait aracın katılana teslimi yönünde görüşmeler yaptığı, ancak Ş.K.’nın İstanbul ilinde olduğunu öğrendiği hususları katılanın beyanı dışında Ş.K. ve S.K.’nın beyanları ile de sabittir.
4. Sanığın müracaatı ile ilgili nöbetçi savcının talimatlarının “müştekinin ifadesinin alınması, aracın müştekiye tutanak karşılığında teslim edilmesi, var ise tanık beyanlarının alınması, şüphelinin ifadesinin alınması ve evrakın ikmalen gönderilmesi” şeklinde olduğu savcı görüşme tutanağı ile belirlenmiştir.
5. Sanık 31.03.2015 günü Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesi ile “Mersin Mağazalar Polis Merkezinde 30.03.2015 tarihinde … olduğum şikayet dilekçeme hiçbir işlem yapmadıkları gibi şikayetçi olduğum firma yetkilisini arayıp durumu anlattılar. Ş.K. ise kendisinin İstanbul’da olduğunu, … günü döneceğini, o zaman işleme koyarsınız demiş. Benim aracım zorla alıkonuldu. Aracımı parçalamasından endişeliyim. Daha önce tehdit de etmişti. Araç için karakolun görevini yapmamasından ve aracımı gidip almak yerine şirket yetkilisini aramış süre uzatmıştır. Hem karakoldan hem de şirket yetkilisi Ş.K.’dan davacı ve şikayetçiyim.” şeklindeki ifadelerle katılan hakkında şikayette bulunmuştur.
6. Sanığın şikayeti üzerine katılan hakkında Akdeniz İlçe Emniyet Müdürlüğünce başlatılan idari soruşturma neticesinde, suç teşkil edecek herhangi bir davranışının bulunmadığından evrakın işlemden kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
7. Sanık aşamalarda, 30.03.2015 günü şirket adına kayıtlı aracının Ş.K. tarafından işyerine gittiğinde alıkonulup kendisine iade edilmemesi üzerine Mağazalar Polis Merkezi Amirliğine giderek bu konu hakkında müracaatta bulunduğunu, ifadesini … polis memuru olan katılanın kendisine Perşembe gününe kadar beklemesini, bu konu hakkında günün nöbetçi savcısının da bu şekilde talimat verdiğini söylemesi üzerine oradan ayrıldığını, ertesi … Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına giderek şikayetçi olduğunda müracaat savcısının verilen talimatları inceleyip perşembe günü şeklinde bir konunun olmadığını, müracaatçı olduğu … için gerekli işlemlerin yapılması yönünde talimat verildiğini belirttiğini, bu şekilde polis memuru katılan hakkında şikayetçi olduğunu, müracaat savcısının talimatı ile aracını Ş.K.’nın işyerinden çekici marifetiyle teslim aldığını ifade etmiştir.
8. Sanığın hakkında şikayette bulunduğu Ş.K. hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, şantaj
ve mala zarar verme suçlarından Mersin 15. Asliye Ceza Mahkemesine dava açılmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinde düzenlenen iftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerekmektedir. Somut olayda, şirketi adına kayıtlı aracının Ş.K. tarafından kendisine iade edilmediği iddiasına ilişkin T.S.O. Mağazalar Polis Merkezi Amirliğine müracaatta bulunup ifadesi alındıktan sonra ifadesine ilişkin aracının hemen kendisine teslimine yönelik bir işlem yapılmadığına ilişkin sanığın şikayetinin bir kısım maddi vakıalara dayanması ve katılana yönelik iftira kastıyla hareket etmediğini beyan etmesi karşısında, sanığın eyleminin 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 74 üncü maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, atılı suçun yasal unsurları oluşmamış, sanık hakkında kurulan hüküm, bu nedenle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/10 Esas, 2016/259 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2023 tarihinde karar verildi.