Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/17666 E. 2023/61 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17666
KARAR NO : 2023/61
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Esas No : 2020/17666

Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mut Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2015 tarihli ve 2015/1924 Soruşturma, 2015/602 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2. Mut Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/816 Esas, 2016/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın iftira kastıyla hareket ettiğine ve suçun oluştuğuna, Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık tarafından babasından kendisine kalan ve kendisinin adına kayıtlı olan arazide bulunan kayısıların katılanlar tarafından bilgisi ve rızası dışında toplandığından bahisle şikayeti üzerine katılanlar hakkında hırsızlık suçundan soruşturma açılmasına sebebiyet vermesine ilişkindir.

2. Katılanlar hakkında Mut Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2014 tarihli ve 2013/1150 Soruşturma, 2014/12 Esas sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 141 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava neticesinde, Mut 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2014/32 Esas ve 2015/706 Karar sayılı kararı ile;
“Mahkememizce yapılan yargılama, dosyada bulunan uzlaşma teklif formu, Tapu Müdürlüğünün cevabı yazısı, ekinde bulunan … Köyü 129 Ada 8 Parsel sayılı taşınmatın takyidatlı tapu kaydı, takipsizlik kararı, nüfus ve sabıka kaydı, sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 2013 yılı ve önceki yıllarda bahçenin bakımını ve kayısıların ürününün alınıncaya kadar yetiştirilmesi için yapılan

ilaçlama, budama, çapalama ve işçi çalıştırma işlerinin tarlanın maliki olan vefat eden babaları adına sanıkların yaptığı ancak tam ürün toplanacağı zaman da babalarının ölümü ile denk gelen zamanda ürünü topladıkları, hırsızlık kastı ile hareket etmedikleri ve bu durumunda katılan tarafından bilindiği, vefat eden babalarınında onayı ile hasatın kendilerine bırakıldığı ve eğer ki sanıkların kendilerinin bahçeye bakmadığı hal durumunda da ortada ürün olmayacağı bu sebeple sanıkların tüm dosya kapsamında hırsızlık kastı ile hareket etmedikleri kanaati, inanç ve takdiri ile mahkememizce hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçe ile katılanlar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş ve hükümler temyiz edilmeden 12.11.2015 tarihinde temyiz edilmeden kesinleşmiştir.

3. Dosyada mevcut tapu kaydına göre, söz konusu meyve bahçesinin intifa hakkının ölen babaları … … üzerinde kalmak suretiyle çıplak mülkiyetin olay tarihinde sanık …’e ait olduğu belirlenmiştir.

4. Mut 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2014/32 Esas sayılı dava dosyasında katılanların, “kayın babam / babam ölmeden önce bahçenin bakımını ve kayın babamın bakımını biz yapıyorduk, kayın babam ölüm döşeğinde iken müşteki bahçenin bakımını siz yaptınız, bu sene ürünler sizin olsun, bana sadece bir çuval ceviz verin diye söyledi, bizde bu nedenle kayısıları topladık, kesinlikle hırsızlık kastımız yoktur”; sanığın “Babam 26.05.2013 tarihinde vefat etti. vefat ettikten sonra bizden gizli hemen bahçeden kayısı toplamaya başladılar. Bizde babamın evine geldiğimizde, komşular kayısıların toplandığını söylediler. Biz hemen jandarmayı arayarak, şikayette bulunduk. Bunun üzerine aramızda tartışma çıktı. Bu ürünü size vermeyeceğiz, babam bize verdi.” şeklinde beyanlarda bulundukları belirlenmiştir.

5. Katılanlar hakkında iftira suçundan yapılan yargılama sırasında, babalarının ölümü üzerine meyve bahçesinde kayısı toplama işini kendilerinin yaptığından sanığın haberinin olduğunu, kendilerine tuzak kurarak şikayette bulunduğunu beyan etmişlerdir. Sanık savunmasında, kayısıların katılanlar tarafından toplanacağından haberinin olmadığını, toplanmış olduğu görünce şikayetçi olduğunu belirtmiş, bu hususa ilişkin Mut 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2014/32 Esas sayılı dava dosyasında tanık olarak ifadelerine başvurulan D.E.S., E.S., A.Y., M.Y., A.G., A.A., taraflar arasında kayısı toplama meselesi yüzünden tartışma çıktığına dair beyanda bulundukları belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Mut 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2015 tarihli ve 2014/32 Esas ve 2015/706 Karar sayılı kararı, olay tarihine ait tapu kaydı, sanık ve katılanların anlatımları ile tanık beyanları ve dava dosyasında kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mut Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli ve 2015/816 Esas, 2016/118 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2023 tarihinde karar verildi.