YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17734
KARAR NO : 2023/9
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.05.2015 tarihli iddianamesiyle iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan davada; Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2015/436 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası,62 … maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası
uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın; şikayetçi sıfatıyla Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunmuş olduğu 13.05.2015 tarihli şikayet dilekçesiyle Yatağan Devlet Hastanesi’nde hemşire olarak görev yapan katılanla duygusal anlamda birlikteliklerinin olduğunu,katılanın kendisinden farklı tarihlerde 3.000,00 TL borç para aldığını ve evlenme vaadiyle gelinlik, abiye ve takım elbise aldırdığını ve kendisini dolandırdığı şeklindeki şikayeti üzerine katılan hakkında dolandırıcılık suçundan soruşturma başlatılmış;
2. Yatağan Cumhuriyet Başsavcılığı’nca katılan hakkında şüpheli sıfatıyla yürütülen soruşturmada, katılanın beyanları ve katılanla birlikte aynı hastanede çalışan tanıklar Ö.S ve H.T.’nin bilgi ve görgülerine başvurulmuş, taraflar beyanlarında; sanığın anlattığı olayların asılsız olduğunu, sanığın hastaneye geldiğinde katılanı rahatsız ettiğini belirtmiş ve yapılan soruşturma sonucunda katılanın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlemediği gerekçesiyle 19.05.2015 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve sanık hakkında iftira suçundan kamu davası açılmış,
3. Sanık savunmasında; iftira atma kastıyla hareket etmediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş,
4. Sanık hakkında iftira suçundan yapılan yargılama sonucunda; sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suçun unsurlarının oluştuğuna dair Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın 13.05.2015 tarihli dilekçesinde, yargılamaya konu olayların gerçekleşmesinden sonra katılanın kendisinden şikayetçi olacağını öğrenmesi üzerine psikolojik bunalıma girdiği için ilaç içerek intihar etmek istediğini belirttiği ancak sanığın suç tarihinde cezai ehliyetini etkiler nitelikte akıl hastalığı ya da akıl rahatsızlığının bulunduğuna dair herhangi bir rapor ya da belgenin dosyaya sunulmadığı, sanığın savunmasında da psikolojik rahatsızlığının bulunduğuna ilişkin bir beyana yer vermediği,sanığın adli sicil kaydında yer … mahkûmiyet kararlarında da 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin herhangi bir şekilde uygulanmadığı anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Sanığın temyizi yönünden;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği katılana hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu davada;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı,aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazları bakımından hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli kararında sanığın somut bir nedene dayanmayan temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2023 tarihinde karar verildi.