YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17823
KARAR NO : 2023/703
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 2015/1760 Esas sayılı iddianamesi ile sanıkların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talep olunmuştur.
2. Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/477 E., 2016/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 1412 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Atılı suçu işledikleri sabit olan sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıkların, oturdukları sitenin yönetim planında tahrifat yaptığı iddiası ile şikayette bulunarak, yönetici olan katılan hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma açılmasını sağladıkları iddiasına ilişkindir.
2. Sanıklar vekilleri aracılığı ile verdikleri 05.05.2014 tarihli şikayet dilekçesinde, sitenin yönetim planının değişmesi için genel kurul toplantısında oy birliği gerekirken, bilgileri olmaksızın değişiklik yapıldığını belirtmişlerdir
3. Sanıkların şikayeti üzerine katılan hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma yapılmış ve Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/4682 soruşturma sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir
4. Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/410 E-2015/754 K sayılı dosyası incelendiğinde, katılanın, sanıklar hakkında Kat Mülkiyeti Kanununa ve yönetim kararına aykırılıklarının iptali nedeni ile dava açtığı ancak yönetim planındaki değişikliğin usule ve kanuna uygun yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddi kararı verildiği tespit edilmiştir
5. Tanıklar M.K. ve D.Ö. mahkemede alınan ifadelerinde “koyun-keçi gibi hayvanların siteye sokulmasının yasak olduğuna dair yönetim planının 2001 yılında genel kurul kararı ile değiştirildiğini” beyan etmişken, tanık M.G.İ “yapılan değişiklikten kendisinin bilgisi olmadığını” belirtmiştir
IV. GEREKÇE
A.Katılan Vekilinin Sübuta İlişkin Temyiz İsteği Yönünden;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Sanıkların, bulundukları sitenin yönetim planında yer … ” koyun-keçi gibi hayvanların siteye sokulmasının yasak olduğuna” dair maddeye “kedi, köpek” ibaresi eklenerek değişiklik yapıldığını, bu değişikliğin genel kurul toplantısında oy birliği ile alınan karar üzerine yapılması gerekirken, kendilerinin bilgisinin olmadığını, katılan tarafından kendileri hakkında, yönetim planınına aykırılıktan dolayı Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucunda da değişikliğin kanuna uygun yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddi kararı verildiğini belirterek şikayetçi olmaları üzerine, katılan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; sanıkların iddialarının bir kısım vakıalara dayandığı, eylemlerinin suç işlemediğini bildiği kimselere suç isnadı biçiminde olmayıp Anayasanın 74.
maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, mahkemenin kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Diğer Yönlerden;
1. Sanık …’un Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 10.01.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 … fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır
V. KARAR
1. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/477 E., 2016/313 Karar. sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe B-1 bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/477 E., 2016/313 Karar sayılı hükmünün sanık İlkun Gönçay yönünden 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde karar verildi.