YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17868
KARAR NO : 2023/242
KARAR TARİHİ : 30.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.08.2013 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü madddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında iftira suçundan dava açılmıştır.
2. Konya 9.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.02.2014 tarihli ve 2013/705 Esas, 2014/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci, altıncı, sekizinci ve onuncu fıkraları gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Konya 4.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.02.2015 tarih, 2014/763 Esas, 2015/83 Karar sayılı kararı ile denetim süresinde kasten suç işlediği gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir.
4. Konya 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2016/33 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı karar olduğuna ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, her iki mağdura yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca cezasında artırım yapılması gerektiği, koşulları oluşmadığı halde etkin pişmanlık indirimi uygulanarak eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık, şikayetçi sıfatıyla Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’na 24.07.2012 tarihli sözlü müracaatıyla, 1.300,00 TL bedelli senet ile hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılarak, evine haciz geldiğini, durumu öğrendiğinde itiraz süresi geçtiği ve işlemler başladığı için icraya itiraz edemediğini, senet üzerindeki imzanın kendi imzasına benzemesine rağmen kendisine ait olmadığı, senette alacaklı olarak gözüken şahısları tanımadığı, imzasını taklit ederek borçlu gösteren ve icra takibi başlatan şüpheliler … ve … …’dan şikayetçi olduğu beyanı üzerine mağdurlar hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından soruşturma başlatılmış,
2. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca mağdurlar hakkında şüpheli sıfatıyla yürütülen soruşturmada, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 06.08.2013 tarihli uzmanlık raporunda, senet ön yüzde bulunan iki adet borçlu imzasının sanık …’in el ürünü olduğu, ön ve arka yüzdeki yazı ve imzaların ise mağdur … ve … … el ürünü oldukları tespit edilmiş ve yapılan soruşturma sonucunda mağdurların atılı sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair delil olmadığı gerekçesiyle 19.08.2013 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve sanık hakkında iftira suçundan kamu davası açılmıştır.
3. Adli emanetin 2012/5700 sırasına kayıtlı 08/04/2008 tanzim 10/05/2008 vade tarihli borçlusu M…. Eker alacaklısı … olan 1.300,00 TL bedelli, arkasında … ismi ve imzası ile … … ismi ve imzası olan senet örneği,
4. Konya 2. İcra Müdürlüğü 2010/9593 esas dosyasında, alacaklı …, borçlu M. …, 1.300,00 TL bedelli senete ilişkin 16.09.2010 tarihli kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ödeme emri düzenlendiği, 18.07.2012 günü sanığın ikametine hacze gidildiği, sanığın eşinin kefil olması ile haczin son bulduğuna dair evrak dosya kapsamına eklenmiştir.
5. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 06.08.2013 tarihli uzmanlık raporu ile senet üzerindeki borçlu imzalarının sanık … el ürünü olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği mağdurlara hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu ve iddialarının gerçeği yansıtmadığının anlaşılması karşısında, sanığa yüklenen eylemin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesine göre “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı … bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, sanığın iftira suçunu … fiille birden fazla mağdura karşı gerçekleştirmiş olması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezanın arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 5237 sayılı Kanun’un 269 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün, mağdur hakkında sanık sıfatıyla dava açılıncaya kadar iftirasından dönmesi halinde uygulanabileceği, sanığın iddiasından mağdurlar hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinden sonra iftira suçundan yargılandığı dosyada savunmasından döndüğünün anlaşılması karşısında, şartları oluşmadığı halde hakkında 5237 sayılı Kanun’un 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan 2 ve 3 nolu nedenlerle Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2016/33 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.01.2023 tarihinde karar verildi.