YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17884
KARAR NO : 2023/864
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Taşova Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2015 tarihli ve 2015/970 Soruşturma, 2015/279 Esas sayılı iddianamesi ile iftira suçundan, sanık … hakkında her iki şikayetçiye yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası; sanık … hakkında şikayetçi …’e yönelik aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Taşova Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2016/40 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunması, sanık …’in doktor raporu ve tanık beyanlarına göre sanıkların atılı suçu işledikleri sabit olduğu halde eylemlerinin 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 74 üncü maddesi ile teminat altına alınan şikayet hakkı kapsamında değerlendirilerek beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıkların ayrı ayrı Taşova Cumhuriyet Başsavcılığına … oldukları dilekçelerle katılanların kendilerine tehdit, hakaret ve kasten yaralama eylemlerinde bulunduklarına ilişkin iddiaları üzerine katılanlar hakkında soruşturma başlatılmasına sebebiyet verdiklerine ilişkindir.
2. Sanık … 05.11.2015 tarihli Taşova Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu dilekçesi ile 30.10.2015 günü komşusu M.Ç.’nin evinde yangın çıkması üzerine yangını söndürmek amacıyla giderken katılanların ellerinde sopalarla önünü kesip “bu evi zaten sen yaktın s..tir ol git” diyerek hakaret ve tehditlerde bulunduklarını, orada bulunanlar şahısların kendilerini ayırdığını; sanık … aynı tarihli Taşova Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu dilekçesi ile komşusu M.Ç.’nin evinde çıkan yangını söndürmek amacıyla olay yerine gittiğinde katılan …’ün “lan sen burada ne arıyorsun hocanın adamısın” deyip yakasına sarıldığını ve göğsüne yumrukla vurmaya başladığını, tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu belirterek şikayetçi oldukları belirlenmiştir.
3. Taşova Devlet Hastanesinin 12.11.2015 tarihli raporu ile sanık …’in göğüs ağrısı şikayeti ile başvurduğu, yapılan muayenesinde herhangi bir patolojik bulguya rastlanmadığı, şikayetinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirlenmiştir.
4. 30.10.2015 günü olay yerinde bulunan G.Ç., D.A., H.A., M.Y. bilgi sahibi olarak alınan beyanlarında, 30.10.2015 günü M.Ç.’nin evinde yangın çıkmasının ardından köy imamı olan … ile …’in de yangına müdahale için olay yerine geldiklerini, o sırada aralarında husumet bulunan katılanların sanıklara “buraya gelmenize gerek yok zaten yangın söndü gelirseniz olay olur” dediklerini, buna rağmen sanıklar girmek isteyince olay çıkacağını fark ettiklerinden hemen araya girip sanıkları geri döndürdüklerini, herhangi bir darp, tehdit veya hakaret olmadan herkesin dağıldığını ifade etmiş iseler de; aynı tanıklar kovuşturma aşamasında, olay yerinde biraz tartışmanın meydana geldiğini, ağız münakaşasının olduğunu, ancak darp olayının yaşanmadığını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
5. Taşova Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2015 tarihli kararı ile, katılanlar … ve … hakkında her iki sanığa yönelik hakaret ve tehdit; sanık … hakkında ayrıca sanık …’e yönelik kasten yaralama suçundan, atılı suçları işlemediklerinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinde düzenlenen iftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka
aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerekmektedir. Somut olayda, yangın yerine müdahale etmek için giden sanıkların orada bulunmalarını engellemek isteyen katılanlarla yaşadıkları tartışmanın akabinde yaptıkları müracaatın bir kısım maddi vakıalara dayanması karşısında, sanıkların eylemlerinin 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 74 üncü maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu ve bu nedenle atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanıkların şikayet dilekçelerindeki iddialar ve aşamalardaki savunmaları, tanık beyanları, doktor raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Taşova Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2016/40 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.