YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17896
KARAR NO : 2021/18505
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bílgilerinin kullanılması
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-) Hüküm tarihinde, aynı yargı çevresindeki cezaevinde başka suçtan hükümlü olup, duruşmalarda bulunmaktan bağışık tutulması hususunda talepte bulunulmamış ve bu hususta karar verilmemiş olan sanığın duruşmada hazır bulundurulması sağlanmadan, CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak yokluğunda yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-) İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nın 268. maddesinde öngörülen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda; konut dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık şüphesi ile hakkında işlem yapılan sanığın, kolluk görevlilerine mağdur …’e ait kimlik bilgilerini beyan etmesi şeklinde gelişen olayda,, konut dokunulmazlığının ihlali, kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçlarından verilen ve kesinleşen beraat kararı karşısında hukuken sanığın işlediği bir suç bulunmadığının kabulünde zorunluluk bulunması nedeniyle kolluk görevlisine (düzenlenecek belgeye esas olmak üzere) beyanda bulunurken başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak eylemi TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen ”resmi belgelerin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yukarıda yer alan kabule bağlı olarak;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1 maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.