Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/18000 E. 2023/429 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18000
KARAR NO : 2023/429
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluştuğuna, suç kastının bulunduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Yatılı Bölge Ortaokulunda okul müdürü olarak görev yapan katılanın bazı kişileri sanık aleyhine kışkırtarak telefonda sanığa tehdit ve hakaret edilmesine neden olduğu, asfalt parası altında velilerden para topladığı, okul kitaplarını usulsüz biçimde elden çıkardığı, üst makamları yanılttığı, Sarıoğlan Yatılı Bölge Ortaokulunu usulsüz biçimde niteliğini değiştirdiği iddiası ile sanığın resmi mercie suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediğine ilişkindir.
2. Sanık tarafından Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) ve Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanlığı’na sunulan dilekçelerde, Olay ve Olgular bölümünün (1) nolu bölümünde açıklanan hususlar ile ilgili katılandan şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen 24.07.2015 tarihli soruşturma raporunda, sanığın iddialarının sübuta erdiğine dair tespit yapılamadığından disiplin, mali ve idari yönünden işlem tayinine yer olmadığına dair görüş bildirildiği ve aynı tarihte İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından işlem tayinine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
4. Sanığın katılanın yönlendirmesi ile kendisini telefon ile arayan şahıslar tarafından tehdit edildiği iddiasına ilişkin O.B., E.B., M.B., M.B. ile ilgili tehdit suçundan delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Dava dosyası içeriği, sanık savunması ve katılan beyanına göre, sanık ve katılanın yatılı bölge … okuluna eğitim materyali bağışlanması hususunda telefon görüşmesi yaptıkları, sanığın yatılı bölge … okulunun niteliğinin değiştirileceğini öğrenmesi üzerine, taraflar arasında tartışma yaşandığı hususu anlaşılmaktadır.
Sanığın ilçenin yatılı bölge okuluna ihtiyacı olduğu hususunda Milli Eğitim Bakanına yazdığı dilekçe sonrasında, tanımadığı şahıslar tarafından telefon ile arandığını ve tehdit edildiğini beyanla iddianameye konu hususlar ile ilgili katılandan şikayetçi olduğu görülmüştür.
Dava dosyası içerisinde bulunan müfettiş raporuna ekli ifade tutanakları incelendiğinde, sanığı telefon ile aradıkları tespit olunan O.B., E.B., M.B., M.B. isimli şahıslar, sanığı tehdit ettikleri iddiasını kabul etmemiş iseler de, sanığı telefon ile aradıkları ve sadece sitem ettiklerini beyan etmişlerdir.
2. Tüm dava dosyası içeriği ve müfettiş raporuna ekli belgeler değerlendirildiğinde, sanığın şikayet dilekçesindeki hususların; okulun niteliğinin dönüştürülmesine, demirbaş listesindeki bazı kitapların elden çıkarılmasına, asfalt parası adı altında para toplanmasına ilişkin olduğu belirlenmiştir.
Okulun niteliğinin dönüştürülmesine o dönem okul müdürü olan katılanın … başına karar vermesinin yürürlükteki mevzuata göre hukuken mümkün olmadığı dikkate alındığında, sanığın bu yöndeki şikayetinin suç isnadı niteliğinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Demirbaş niteliğindeki kitapların elden çıkarılması hadisesinin idari soruşturma ile kısmi olarak araştırıldığı belirlenmiş ise de ilgili defter ve listelerin onaylı suretlerinin alınmaksızın sadece katılan tarafından 2015 yılına ait sunulan bir liste esas alınarak soruşturmanın yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, sanık tarafından yapılan ve maddi olgulara dayanan şikayetin yeterli olmayan idari soruşturma ile sonuca bağlandığı görülmektedir.

Asfalt parası toplandığı iddiasına ilişkin olarak ise, bir kısım velilerin müfettişçe dinlendiği anlaşılmakta ise de sanığın iddiasının ”toplanan paraların katılan tarafından mal edinildiğine” yönelik olmadığı tüm beyanlarında istikrarlı şekilde görülmektedir.
Yukarıda üç ayrı başlık şeklinde açıklanan iddiaların bir bütün olarak değerlendirildiğinde, emekli öğretmen olan sanık ile okul müdürlüğü görevini yürüten katılan arasında ”okulun niteliğinin dönüştürülmesi” hadisesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğu, akabinde sanığın okulun dönüştürülmesi kararının yerinde olmadığı düşüncesiyle resmi makamlara bu merkezde yazılar yazdığı ve şikayetler yaptığı anlaşılmaktadır. Okulun dönüştürülmesi düşüncesinde olan katılan tarafından yapılan yönlendirme ile tehdit edildiğini düşünen ve yöre halkından bir çok kişi tarafından bu konuya ilişkin olarak telefon ile arandığı belirlenen sanığın açıklanan durumun etkisi altında resmi makamlara bu kararın yerinde olmayacağı ile bu kararın alınmasında etkili olduğunu düşündüğü okul müdürünün bazı usule aykırı işlemler yaptığı iddiasıyla şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sanığın şikayetine konu hususlardan bazılarının maddi vakıalara dayandığı, bazılarına ilişkin olarak ise etkin ve yeterli bir idari soruşturma yapılmadan iddiaların sonuca bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla sanığın şikayetine konu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 74 üncü maddesinde düzenlenen şikayet hakkı kapsamında olup, emekli öğretmen olan bir kişinin yaşadığı bölgedeki okulun niteliğinin dönüştürülmesinin yerinde olup olmadığı ve o okulda görev yapan katılanın usule aykırı gerçekleştirdiğini düşündüğü bazı işlemlerin denetlenmesini istediği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, belirtilen düşünceler ile hareket eden sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediği ve bu gerekçe ile eyleminin suç oluşturmadığı yönündeki ilk derece mahkemesinin kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2023 tarihinde karar verildi.

( Karşı Oy)

KARŞI OY
İftira suçunun oluşabilmesi için yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu suç kişiye karşı işlenen bir suç olup kişinin onurunu kırar. Suç isnadı bakımından soruşturma veya kovuşturmanın başlatılması yeterlidir.
Mevcut olayımızda sanığın Milli Eğitim Bakanlığı’na göndermiş olduğu 26.01.2015 tarihli

dilekçesiyle müştekinin … ilçesi Sarıoğlan Yatılı Bölge Ortaokulu müdürü olduğu ve Sarıoğlan’da bazı kişi ve öğrenci velilerini aleyhinde kışkırtarak telefonda hakaret ve tehdit edilmesine sebebiyet verdiği, yine okul için belediyeye asfalt döktürdükten sonra asfalt parası adı altında para topladığı, yönetmeliklere aykırı kayıtsız işler yaptığı, okul kitaplarını usulsüz elden çıkardığı, üst makamları yanıltarak Sarıoğlan Yatılı Bölge Ortaokulu’nu … Hatip’e dönüştürdüğü iddialarında bulunmuştur.
Bu iddialar üzerine müşteki … hakkında idari soruşturma başlatıldığı ve Konya Valiliğinin 12.08.2015 tarih ve 949 sayılı Kararı ile iddiaların hiçbirisinin sübuta ermediği gerekçesiyle dosya işlemden kaldırılmıştır. Söz konusu suçlamalar dolayısıyla müşteki hakkındaki soruşturma sürecinin ağır geçtiğini, asılsız iddialar dolayısıyla görev yaptığı yerde … düşürüldüğünü belirtmiştir.
Sanığın şikayetine konu hususlar maddi vakıalarla desteklenmediği için Anayasanın 74 üncü maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilemeyecektir.
Böylece sanığın, müştekinin işlemediğini bildiği halde hakkında idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için hukuka aykırı fiil isnat ettiği sabittir. Bu haliyle iftira suçu sabit olduğu, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği, beraat kararı yerinde olmadığından … çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. 09.02.2023