Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/1836 E. 2023/428 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1836
KARAR NO : 2023/428
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2015 tarihli iddianamesiyle sanık …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 58 … ve 53 üncü maddeleri gereğince; nüfuz

ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun’un 255 … maddesi, 53 üncü ve 58 … maddeleri gereğince; suça sürüklenen çocuk …’in 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 31 … maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,12.11.2015 tarihli ve 2015/204 Esas, 2015/384 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nüfuz ticareti suçlarından, suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; müştekinin soruşturma aşamasındaki samimi anlatımlarının müştekinin annesi tarafından teyit edilmesi ve doktor raporuna göre müştekinin yaralanmasının sabit olması, müştekinin iftira atmasını gerektiren neden bulunmaması nedeniyle sanık ve suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, şikayetçinin Fransa ülkesinde ve Niğde ilinde eşinden boşanmak için dava açtığı, sanık …’ın şikayetçiye dayısının emekli hakim olduğunu ve bu dava konusunda kendisine yardımcı olabileceğini söylediği, dayısı olduğunu söylediği kimliği tespit edilemeyen şahıs ile şikayetçiyi görüştürdüğü ve şikayetçiden dosya karşılığında para talebinde bulundukları ve şikayetçinin de bu husus kabul ettiği, iki hafta sonra sanık …’ın şikayetçiyi arayarak işini halletikleri gerekçesiyle para talebinde bulunduğu, şikayetçinin ise kararı görmeden parayı vermeyeceğini söylediği, sanığın ısrarla şikayetçiyi aramaya devam ettiği ancak şikayetçinin para vermeyi kabul etmediği, olay akşamı sanık ve suça sürüklenen çocuğun şikayetçiyi araç ile takip ettikleri ve sanığın tehdit vari şekilde şikayetçiden araca binmesini istediği, tedirgin olan şikayetçinin korktuğu için arabaya bindiği, yolda kimliği tespit edilemeyen üçüncü bir şahsın da araca bindiği, araç içinde şikayetçiyi darp … para istedikleri, Niğde Evleri civarındaki çöplüğe götürüp araçtan indirdikleri, tekme tokat ve çivili sopalar ile müştekiyi darp ettikleri, müştekinin arabasını ve köpeğini vereceğini söylemesi üzerine aynı araca yeniden bindirip şikayetçiyi babasının evine götürdükleri, şikayetçinin annesinin polise haber verdiği, sanık ve suça sürüklenen çocuğun bu şekilde yakalandığı iddiasına ilişkindir.
2. Niğde Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 05.12.2013 tarihli adli raporda, şikayetçinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
3. Suça sürüklenen çocuk … … hakkında 01.06.2015 tarihli sosyal inceleme raporu tanzim edildiği görülmüştür.
4. Niğde Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 13.05.2015 tarihli raporda, suça sürüklenen çocuk … …’ın işlediği iddia olunan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiği hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Sanık … hakkında nüfuz ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede, 1. Dava dosyası kapsamına göre, nüfuz ticareti suçu yönünden, soyut iddia dışında mahkumiyete yeterli

her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, emekli hakim olduğu iddia edilen şahsın açık kimlik bilgilerinin tespit edilememesi karşısında, mahkemenin mahkumiyete yeterli şüphe boyutunu aşarak tam bir vicdani kanaat edinilmesini sağlayacak boyutta yeterli delil olmadığı gerekçesine dayalı beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
Suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.06.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C.Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
Dava dosyası kapsamına göre, şikayetçinin kolluk ve savcılık aşamasında birbiri ile tutarlı anlatımlarda bulunduğu ve olay tarihinde alınan doktor raporunda ise, sol üst bacak ve sol göz etrafında kızarıklık olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Dava dosyası içinde bulunan belge ve beyanlara göre, şikayetçi ile sanık ve hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen suça sürüklenen çocuk arasında önceye dayalı bir husumet bulunmadığı ve şikayetçinin iftira atması için bir neden olmadığı belirlenmiştir.
Kolluk aşamasında şikayetçinin annesi olan tanık F.A.’nın olayın sıcağı ile alınan beyanında, olay gecesi şikayetçinin … yüzü kanlı bir şekilde eve geldiğini, şikayetçinin ” ya motorunu, ya arabanı ya da köpeğini ver yoksa öldürürüz” şeklinde şüpheliler tarafından tehdit edildiğini kendisine söylediğini beyan ettiği görülmüştür.
Katılanın istikrarlı anlatımları, doktor raporu, tanık F.A.’nın beyanı birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında birden fazla kişi ile birlikte cebir ve tehdit kullanılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları oluştuğu ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeler ile beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Sanık … hakkında nüfuz ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Niğde 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2023 tarihinde karar verildi.