YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1842
KARAR NO : 2023/790
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/192 E., 2015/972 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince; sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, ikinci fıkrasının (e) bendi, 53 ncü maddesi gereğince cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; mağdurun beyanı ile uyumlu adli rapor, bölge itibari ile mağdurun gerçeğe aykırı beyanda bulunarak başka bir amacının bulunamayacağı, aksine bu yöndeki ifadesinin kendisini zor duruma düşürdüğü, kararların bu sebeple usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’ın kız arkadaşı ile ilişkisini bozması nedeniyle mağduru cezalandırmak istediği, mağdurun olay günü sanık …’ı arayıp buluşmak istemesi üzerine, sanığın mağduru arabayla diğer sanık … ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen L.A.’nın yanına getirmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kıldığı, mağdurun arabaya ilk başta rızası ile bindiği ancak başka yere götürülmesi üzerine rızasının ortadan kalktığı, sanık …’in olay yerinde mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan 19.02.2013 tarihli adli muayene raporunda, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığının tespit edildiği görülmüştür.
3. Dava dosyası içerisinde bulunan 19.02.2013 tarihli tutanakta, haber merkezi anonsu üzerine kolluk görevlilerinin Karaköprü mevkiine geldikleri, mağdur ile görüşüldüğünde, sanıklar tarafından zorla arabaya bindirildiği, sanıkların zorla cinsel ilişkiye girmek istedikleri ve kabul etmeyince darp edildiğini beyan ettiğinin yazılı olduğu görülmüştür.
4. Sanık … hakkında mağdura yönelik basit cinsel saldırı suçundan şikayet yokluğu nedeniyle 02.02.2015 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … yönünden,
Mağdur … soruşturma aşamasındaki istikrarlı ve tutarlı anlatımlarında, olay günü sanık …’ın kendisini eve bırakmayı teklif ettiğini, arabaya bindiğini ancak … ilçesi dışına doğru arabayı sürdüğünü, götürüldüğü yerde sanık … ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen L.A. ve Ü.A.’nın bulunduğunu, kendisiyle zorla ilişkiye girmek istediklerini, oradan ayrılmasına müsaade etmediklerini, sanıklardan kurtulabilmek amacıyla sanık … ile ilişkiye girmeyi kabul ettiğini ancak diğer sanıkların uzaklaşması gerektiğini söylediğini, sanık …’i insanların bulunduğu tarafa doğru götürdüğünü ve bağırarak yardım istediğini, kaçmaya çalışması üzerine sanık … tarafından darp edildiğini, sanıkların elinden kaçarak çadırlara doğru koştuğunu ve polise haber verdiğini beyan ettiği görülmüştür.
Dava dosyası içinde bulunan mağdura ait adli muayene raporunda, sağ göz altından burnuna uzanan yaklaşık 5-6 cm’lik muhtemelen künt travma ile oluşmuş morlukların bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Sanık … hakkında basit cinsel saldırı suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür.
Sanıkların aşamalardaki savunmalarının birbirleri ile çeliştiği görülmüştür.
Tüm dava dosyası içeriği, mağdurun aşamalardaki birbirleri ile tutarlı beyanları, olayın kolluğa intikal şekli ve doktor raporu birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’ın zorla cinsel ilişkiye girmek amacıyla evine bırakma bahanesi ile hile kullanarak mağduru arabaya bindirdiği ve sanık …’in yanına götürdüğü, sanık …’in mağdure ile ilişkiye girmek istediği, mağdurun olay yerinden kaçmak istediği ancak sanıklar tarafından engel olunduğu, mağdurun sanıklardan kurtulmak amacıyla ilişkiye …
gösterdiğini beyan … sanık …’i çadırların bulunduğu alana doğru götürdüğü, insanların olduğu bölgede mağdurun bağırarak yardım istediği, sanık …’in mağdurun kaçmasını önlemek amacıyla mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, mağdurun sanık …’in elinden kurtulup çadırlarda yaşayan insanlardan yardım istediği, polislerin olay yerine gelerek mağduru polis merkezine getirdikleri ve sanık …’ın 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve beşinci fıkrasında düzenlenen cebir ve hile kullanarak, birden fazla kişi ile birlikte, cinsel amaç ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, eylemin işlenmesi sırasında gerçekleştirilen kasten yaralama suçunun eylemin cebir unsuru içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle sanık hakkında verilen beraat kararı hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık … yönünden,
İddianamedeki sevk maddesi ve anlatıma göre, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 225 … maddesinde açıklanan usulüne göre dava açılmadığı anlaşılmaktadır.
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ihbarda bulunulup, dava açılmasından sonra mümkünse her iki davanın birleştirilerek sanık …’in hukuki durumunun diğer sanık … ile birlikte değerlendirilmesi yerine yazılı gerekçeler ile sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.