Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/18723 E. 2023/103 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18723
KARAR NO : 2023/103
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2016 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
2. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2016/65 Esas, 2016/381 Karar sayılı kararı ile sanığa iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının

(a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna dair süre tutum dilekçesi niteliğinde temyiz dilekçesi sunmuştur. Mahkemece yapılan tebligata rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın 30.10.2014 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğüne verdiği dilekçede müşteki …’ün para ya da çeşitli ihtiyaçları karşılığında kan satışı yaptığını, bazı hastalardan karton sigara aldığını, hatta talesemi nedeniyle tedavi gören 4 hasta tarafından kredi çekilip müştekiye araba aldıklarından bahisle müşteki hakkında şikayetçi olduğu, şikayeti üzerine katılan hakkında görevi kötüye kullanma suçundan soruşturma başlatıldığı anlaşılmıştır.
2. Müşteki hakkında başlatılan soruşturma kapsamında dinlenen tanıklar ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanlığı tarafından yapılan disiplin soruşturması neticesi soyut iddia dışında delil elde edilemediğinden görevi kötüye kullanma suçundan müşteki hakkında 08.12.2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve sanık hakkında iftira suçundan kamu davası açılmıştır.
3. İstanbul 54.Asliye Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sırasında, sanık ile katılanla birlikte aynı kan merkezinde çalışan tanıklar A.T, N.S, F.K’nın beyanlarına başvurulmuş,tanıklar beyanlarında; yapılan denetimlerde yetkililerin, kanların depo dışında ayrı bir yerde saklanmaması gerektiğini söylemelerine rağmen katılan tarafından ayrı bir odada saklandığını, bu şekilde kanların peyderpey azaldığını, katılana karton sigaraların, viskilerin hediye edildiğini gördüklerini, müştekinin kan karşılığı hastalardan para aldığının tüm personel tarafından konuşulduğunu, kan birimini denetleyen tanık R.S ‘nin anlatımında, suça konu Cerrahpaşa hastanesinin kan deposunun suistimale açık bir şekilde çalıştığını, tüm denetlemelerde kötü not verdiklerini, kanların mutfak dolaplarının içerisinden dahi çıktığını belirtmişlerdir.
4. Sanık atılı suçu işlemediğini, usulsüzlükler ortaya çıksın diye şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
5. Müşteki para karşılığı kan satımı gibi bir durumun söz konusu olmadığını, iftiraya maruz kaldığını, şikayetçi olduğunu belirtmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın aşamalardaki değişmeyen savunmalarındaki iddialarının görgüye dayalı bilgileri olan bir kısım tanıklar tarafından da doğrulandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi tarafından sanığın iddialarının maddi vakıalara dayanması karşısında sanığın eyleminin suç oluşturmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi hukuka uygundur. Öte yandan sanığın açıklanan fiilinin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 74 üncü maddesinde düzenlenen şikayet ve dilekçe hakkı kapsamında kalması nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama

sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2016/65 Esas, 2016/381 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2023 tarihinde karar verildi.