YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18786
KARAR NO : 2023/716
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/462 E., 2016/255 K.
SUÇLAR : İftira
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında Erbaa Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2015 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Erbaa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/462 Esas, 2016/255 Karar sayılı kararı ile iftira suçundan, sanık … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin
ikinci fıkrasının (b) bendi, sanık … hakkında da 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, şikayet hakkının ihbar ile işlenen suça uygulanamayacağına vesaireye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, katılanın savcılığa başvurarak güzellik salonu işlettiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu il ve ilçe müdürlüğü, Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) gibi kurumlara ismini bilmediği kişi ya da kişilerce ihbarda bulunularak işyerinin merdiven altı … çalışan bir yer olduğunu beyan ettikleri, 11.03.2015 tarihinde de yine ortağı olan …’ün kendisini doktor olarak tanıttığı ve insanları kandırdığı gerekçesiyle BİMER’e başvurduğunu, iddiaların asılsız olduğunu belirterek şikayette bulunmuştur.
2. BİMER’e yapılan başvurunun içeriğinde; Derma Es güzellik merkezinde 16-17 yaşlarında sigortası olmayan, hiçbir belge ve bilgisi olmayan çocuklar tarafından epilasyon,kavitasyon masaj gibi işlemlerin yapıldığı ayrıca Medicalpark Hastanesindeki bazı doktorlarla anlaşarak plastik ve estetik cerrahi gibi işlemlerin yapıldığı, … adlı estetisyenin hastane bünyesinde çalışıp, haftanın 1,2 günü Erbaa’ya gidip kendisini doktor olarak tanıtarak Derma Es’de çalıştığını, insan sağlığının ayaklar altına alındığı belirtilmiştir.
3. 11.03.2015 tarihli tutanakta; katılanın beyanına göre; iş yerinde kendilerinden başka sigortalı olarak … … adında bir bayanın daha çalıştığı bunun dışında kimsenin çalışmadığı, işyeri ortağı …’ün kendisini doktor olarak tanıtmadığı, işyerinde lazer epilasyon ve cilt bakımı yapmadığı, kendisinin yanında gözetleyici ve yardımcı olarak bulunduğu, işyeri camında plastik cerrahi uzm…. …, Beslenme ve Diyet uzmanı … …, Pozitif Enerji ve Yaşam Koçu … … yazdığı ancak işyerinde resmi olarak çalışmadıklarını gelen müşterilere danışmanlık amacıyla yazıldığını belirtmiştir.
4. Tokat Devlet Hastenesi’nde çalışan Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı … … güzellik merkezi camında isminin yazılması ile ilgili bilgisinin olmadığını belirttiği imzalı belge dosyada mevcuttur.
5. Dosyada mevcut reklam görüntü CD’sinde katılan estetik cerrah olarak … … ile beraber çalıştıklarını beyanla, görüntülerde çalışanların daha çok 16-17 yaş civarında şahıslar olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
BİMER’e yapılan şikayetin sanık … tarafından yapıldığı, sanık …’nun bu konuda iştirakinin olmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Sanığın aşamalardaki değişmeyen savunmalarındaki iddialarının maddi vakıalara dayanması karşısında sanığın eyleminin suç oluşturmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi hukuka uygundur. Öte yandan
sanığın açıklanan fiilinin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 74 üncü maddesinde düzenlenen şikayet ve dilekçe hakkı kapsamında kalması nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erbaa 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/462 Esas, 2016/255 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebebinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2023 tarihinde karar verildi.