Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/18825 E. 2023/537 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18825
KARAR NO : 2023/537
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fikrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fikrası, ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/382 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, şikayet hakkının kullanıldığına, suç kastının bulunmadığına ve atılı suçun suç teşkil etmesi halinde suç uydurmadan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, polis merkezine … … adına kayıtlı vekaleti kendisinde olan bir hafta önce satın aldığı aracın katılan tarafından çalındığı iddiasıyla haksız ihbarda bulunarak şikayetçiye iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın aşamalarda çelişkili beyanları mevcut olup, ilk şikayetinde … ettiği yerde aracını bulamadığını, çevreden yaptığı araştırmada tanımadığı, görse de tanıyamayacağı bir şahsın katılan tarafından aracının anahtarla açılarak çalındığını belirttiği, yine tanımadığı, görse de tanıyamayacağı bir şahsın kendisine katılanın telefon numarasını verdiğini, katılanı aradığını, aracı getireceğini söylemesine rağmen getirmediğini, yedek anahtarın torpido gözünde olduğunu, elindeki anahtarı da aracı kitledikten sonra kaybettiğini, katılanı tanımadığını beyan ettiği, ancak savcılık ifadesinde katılan ile aracın satımı konusunda anlaştıklarını, aracı verdiğini ancak kararlaştırılan 16.000,00 TL’nin kendisine ödenmediğini, bu nedenle şikayetçi olduğunu belirttiği mahkemede ise aracın pert halde kendisine teslim edildiğini oysa dosyada mevcut belgeden aracın pert bilgisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Katılan beyanında sanığın köylüsü olduğunu, sanıktan 15.000,00 TL alacaklı olduğunu, borcuna karşılık aracı kendisine verdiğini, olay tarihinde sanığın kendisinden aracı ödünç istediğini, güvenmeyip vermeyince de kendisi hakkında şikayetçi olduğunu beyan ediyor. Tanık Ç.Ç. de beyanında katılanın evinde iken sanığın geldiğini, arabanın lazım olduğunu söyleyip vermesini istediğini, katılan kabul etmeyince de resmi devir henüz yapılmadığından sanığın karakola giderek şikayette bulunduğunu belirtmiştir.
3. Bu açıklamalar doğrultusunda katılanın atılı suçu işlemediği anlaşılmakla 24.02.2013 tarihinde hırsızlık suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKCE
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar tarihi olan 24.02.2013 yerine, 18.04.2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. Sanığın kolluğa başvurarak … halindeki aracının çalındığı, çevreden yaptığı araştırma neticesi çalanın katılan olduğunu öğrendiği, bunun üzerine katılan hakkında şikayette bulunduğu, yapılan soruşturma sonucu sanığın aşamalardaki çelişkili beyanları, dinlenen tanıklar, katılan beyanları, takipsizlik kararı ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak için hukuka aykırı bir fiil isnat ettiğinin anlaşıldığı, mağdur hakkında hırsızlık suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi karşısında, sanığa yüklenen eylemin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen maddi … ve delil uydurmak suretiyle iftira suçunun oluşabilmesi için fail, soyut olarak bir suç ya da idari yaptırım gerektiren fiil isnadında bulunmamakta, bu isnadın inandırıcı olabilmesi için maddi … ve delil de hazırlamaktadır. Daha önceden var olan maddi … ve delil sunulması ya da iftira eyleminden sonra isnadin ispatı amacıyla sonradan uydurulması halinde suçun nitelikli şekli gerçekleşmez. Maddi … ve delilin şikayet dilekçesi veya ihbarla birlikte uydurularak bildirilmesi halinde bu fıkrada tanımlanan nitelikli suç oluşur.
Sanığın gerçeğe aykırı olarak mağdurlara yönelik bir fiil isnat etmekten ibaret eyleminde, iftira suçunu içeren dilekçe verme dışında maddi … ve delil uydurulmadığı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/382 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2023 tarihinde karar verildi.