YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19074
KARAR NO : 2023/109
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca evrakın muhtarlığa teslim edildiğine dair ihbarnamenin kapıya yapıştırılmadığı dosya içindeki tebliğat parçası içeriğinden anlaşılmakla, gerekçeli karar usulüne uygun tebliğ edilmediğinden temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bulanık Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.05.2015 tarihli iddianamesiyle iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 … maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2- Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 … maddesinin birinci fıkrası, 50 … maddesinin birinci fıkrası (a) bendi ve 52 … maddenin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi lehine hükümlerin kendisi hakkında uygulanması gerektiğine ve re’sen gözetilmesi istenen diğer nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … kendisinin darp edilmesi nedeniyle yürütülen soruşturmada kollukta 27.02.2014 tarihinde alınan ifadesinde, “kardeşi …’nın da …’nın eylemine iştirak ettiğini, kendisini tuttuğunu, diğerinin de vurduğunu” beyan ederek şikayetçi olmuş, yargılama sırasında bu beyanından dönerek kardeşi …’nın orada olduğunu ancak, kendisine yönelik fiili bir eylemde bulunmadığını beyan etmiştir. Yargılama sonunda … hakkında mahkumiyet, … hakkında beraat kararı verilerek, … hakkında iftira suçundan suç duyurusunda bulunulmasına hükmedilmiştir.
2. Dava konusu olay, bu suç duyurusundan sonra sanık hakkında iftira suçundan açılan davaya ilişkindir. Sanık savunmasında kardeşi …’a ait flash belleği müzik dinlemek için aldığını, …’ın ağabeyleri olan …’ya onu şikayet etmesi nedeniyle, onun kendisine sopayla vurduğunu, …’ın orada olduğunu ancak bir eylemde bulunmadığını yinelemiştir.
3. … sanık hakkında şikayetçi olmamıştır. Olay yerinde olduğunu ancak, …’i tutarak onu darpeden ağabeyine yardım etmediğini belirtmiştir.
4. Sanık … ilk olayda yaralanmıştır. Olay …’ın beyanları ile meydana gelmiştir. … darp edilirken … da oradadır.
IV. GEREKÇE
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; somut olayda, iddianın maddi vakalara dayanması nedeniyle, Anayasanın 74 üncü maddesinde yer … Anayasal şikayet ve dilekçe verme hakkı kapsamında kaldığı, mahkemedeki sonraki beyanlarının kardeşi olan …’ı cezadan kurtarmaya matuf olduğu gözetilmeden unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre ise;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/150 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2023 tarihinde karar verildi.