Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/19241 E. 2023/927 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19241
KARAR NO : 2023/927
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2016 tarih ve 2016/15 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarih ve 2016/328 Esas, 2016/862 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın asılsız iddia ve ithamlarda bulunarak iftira suçunu işlediğinin sabit olduğuna, sanığın iftira kastıyla hareket ettiğine, sanığın 5237 sayılı Kanun’ un 267 nci maddesinin dördüncü fıkrası yollamasıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da işlediğine, eksik incelemeyle karar verildiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, re’sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, katılan hakkında işlemediğini bildiği halde kendisine karşı şantaj, hakaret, tehdit, cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ederek iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Katılan hakkında başlatılan soruşturmada … Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın 04.05.2015 tarih ve 2015/5461 sayılı kararla atılı suçlardan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
3. Tanık R.B. beyanında; sanığın anlattıklarının doğru olduğunu, daha sonra korktuğu için ifadesini değiştirdiğini, katılan …’ ın, sanık … aradığında ‘elimdeki fotoğrafları internet sitesine veririm, okula dağıtırım, kimsenin içerisine çıkamazsın’ dediğini duyduğunu, telefonla konuşma sırasında hoparlörün açık olduğunu ve kendisinin …’nin yanında olduğu için konuşmayı duyduğunu ifade etmiştir.
4. Tanık A.M. beyanında; sanığın kız kardeşi olduğunu, anlattıklarının doğru olduğunu, korktuğu için ifadesini değiştirmek zorunda kaldığını, kız kardeşinin müştekiden şiddet gördüğünü, müştekiden korktuğu için müştekinin yanına gittiğini ifade etmiştir.

IV. GEREKÇE
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda; sanığın aşamalardaki değişmeyen savunmalarındaki iddialarının maddi vakıalara dayandığı ve eyleminin suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 74 üncü maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarih ve 2016/328 Esas, 2016/862 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.