Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/19489 E. 2023/2591 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19489
KARAR NO : 2023/2591
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2016 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Çorum Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği dilekçe ile, mağdur hakkında kendisi ile birlikte kasten adam öldürme suçuna iştirak edip, suçu tek başına işlemiş gibi üstlenmesine neden olduğunu beyan etmek suretiyle iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın 28.05.2012 tarihli dilekçesinde, ” … silahlı yağma ve silahlı yağma suçu sonrası suçu gizlemek veya delil ve emarelerini ortadan kaldırmak ve cezadan kurtulmayı temin etmek maksadıyla silahla kasten adam öldürme suçundan … 28 Yıl 8 Ay hapis cezası aldım. … bu suçu tek başına işlemedim. … … ile birlikte işledim. … ile birlikte Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda beraber kalırken sürekli ”sen bu suçu kabul et, benim 1996 yılında işlediğim gasp suçundan aldığım cezanın infazı o tarihte bitmedi, infazım yanar, hem senin suç tarihinde yaşın küçük, fazla bir ceza almazsın, az bir ceza ile kurtulursun, hem ben sana bakarım diyordu. Ben de ona ”bu suçu beraber işledik, niye ben sadece kabul edeyim” dedim. Bu nedenle aramızda tartışma çıkıp, kendini 24/07/2009 tarihinde yaraladım. … bana bakacağını, az bir ceza ile alacağını, iki tane çocuğu olduğu, … beni ikna etti. … Sana bakacağın demesine rağmen bunları yapmadı. … gereğinin yapılmasını … Arz ederim.” şeklinde ibareler yer almaktadır.
3. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/4105 sayılı soruşturması kapsamında, mağdur hakkında bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla, kasten öldürme suçundan 17.08.2015 tarihli 2015/4976 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir ve dosya arasına alınmıştır.
4. Çorum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2013 tarihli 2012/406 Esas, 2013/171 Karar sayılı kararının incelenmesinde, Çorum L Tipi Kapalı ceza infaz kurumunda aynı koğuşta hükümlü olarak kalan sanık ile mağdurun, 24.07.2009 tarihinde tartışmaları sonucunda, mağdur hakkında, sanığa hakaretten, sanık hakkında mağduru kaynar su ile hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamaktan mahkumiyet kararları verilerek kesinleştiği görülmüştür.
5. Ömer Akçay’ın, sanığın kendisine verdiği mektubu infaz koruma memuruna teslim ettiğine dair 30.10.2009 tarihli tutanak ile bu mektupraki yazıların sanığa ait oldğuna dair Samsun Kriminal Polis Laboratuvarının 19.02.2010 tarihli BLG- 2010/194 sayılı raporu dosyada mevcuttur.
6. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2012 tairhli, 2012/200 Esas ve 2012/288 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, isimsiz tarihsiz mektupta, … isimli kişinin uyurken bağırması üzerine konuştuklarında, …’ın kendisine 2004, 2005 yıllarında Çorum ilinde meydana gelen öldürme olayını anlattığını, kendi köyüne giderken bitişik Hamamlıçay köyünden geçen bu kişinin, marangoz dükkanı olan diğer kişinin 400 TL’sini gaspettikten sonra kimseye söylememesi için ensesine tüfekle ateş ederek öldürdüğünü, tüfeği de çöpe attığını söylediği yazılıdır. Sanığı, incelenen dosyada, …’ü kasten öldürmekten mahkum olduğu ve cezanın temyizen incelenerek kesinleştiği görülmüştür.
7. Sanık savunmasında, atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

IV. GEREKÇE
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın yukarıda açıklanan şekilde, mağdurun , … isimli kişinin öldürülmesi suçuna iştirak etmediğini ve suçu üstlenmesine neden olmadığını bildiği halde, hakkında adli yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla mağdura hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorum Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.