YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19516
KARAR NO : 2023/79
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, işlenmediğini bildiği halde katılan hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için hukuka aykırı bir fiil isnat etmek suretiyle iftira ettiğinden bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/66 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci
fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği, iftira suçunun sabit olduğuna, sadece sanığın beyanlarına dayanılarak beraat hükmü tesis edildiğine, sanığın eşi olan tanık …’nın yeterli derecede Türkçe bilmediğinin iddia ve tespit olunmasına rağmen, tanığın, kendisi ile eşi olan sanık arasında geçen diyaloğu ayrıntılı şekilde ifade etmesinin mümkün olamayacağına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, gerçeğe aykırı olarak katılanın görevini kötüye kullandığına, edepsiz davranışlarda bulunduğuna, eşine kötü davrandığına dair BİMER’e ihbarda bulunarak iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın 07.08.2014 tarihinde BİMER’e gönderdiği elektronik postada ve devamındaki şikayetçi beyanında, oturma izni talebi ile ilgili olarak çağrıldığı polis karakolunda görev yapan polis memuru olan katılanın, evlenme formunu eşi ile ayrı odalarda doldurtmak istediğini, ancak işlemler sırasında kendisinin de eşinin yanında bulunmasında bir mahsur olmadığını, eşinin Türkçesinin yetersiz olması nedeni ile formu birlikte doldurmak ve ona eşlik etmek istediğini, tercüman taleplerinin reddedildiğini, “eşin ile nerede ve nasıl tanıştınız?” şeklindeki ilgisiz sorular sorulduğunu, katılanın, eşine kötü davranarak tahrik ettiğini ve bu şekilde görevini kötüye kullanıp edepsiz davranışta bulunduğunu belirtmiştir.
3. … Kaymakanlığı’nın 24.09.2014 tarihli ve 2014/55 sayılı kararı ile katılan hakkında “somut bir bulgu ve delil elde edilemediği” gerekçesi ile soruşturma izni verilmemesine karar verilmiştir.
4. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle, katılanın, eşi ile sohbet etmesini, makam masası yerine, eşinin karşısındaki masada oturmasını yanlış bulduğunu, sorulan sorulardan rahatsızlık duyduğunu, kendisinin işlemlerinin bayan polis memuru tarafından yapılıp, eşinin işlemlerinin ise erkek polis memuru tarafından yapılmasını yadırgadığını, tercüman talebinin yerine getirilmediğini, şikayet hakkını kullandığını beyan ederek üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.
5. Katılanın ise, prosedür gereği
eşlerin ayrı odalarda mülakatlarının yapıldığını ve sanığın rahatsızlık duyduğu soruları sorduğunu, sanığın eşinin yeterli derecede Türkçe konuşması ve anlamadığı sözcüklere sözlükten bakarak yardımcı olması nedeni ile, D.K.’nin karşısındaki masada oturduğunu, sanığa mülakatların ayrı yapılması gerektiğine dair izahına rağmen iki kez odaya girdiğini, uyarı sonrasında da işlemden vazgeçerek ayrıldıklarını beyan etmiştir.
6. … İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün 15.07.2014 tarihli ve 5155/1005.51494. (41261) 2014 sayılı yazısı, disiplin soruşturması dosyası ekindeki formlarda yer … sorular, 07.08.2014 tarihli tutanak ile polis memuru tanık K.E., katılanın beyanlarını teyit etmiştir.
7. Tanık D.K.’nin Cumhuriyet Başsavcılığında 15.01.2015 tarihli ifadesinin tercüman eşliğinde alındığı ve sanık savunmasını doğruladığı görülmüştür. Mahkemece, 14.05.2015 tarihli celsede, tanığın yeterince Türkçe konuşamadığının ve kendisini ifade edemediğinin tespit edilerek kayıt altına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olaylar ve olgular bölümünde ayrıntılı açıklanan sanık savunması, sanığın şikayetinin içeriği, sanık savunmasını teyit eden tanık D.K.’nin beyanı, … İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün 15.07.2014 tarihli yazısı ve ekleri, tanık
ifadesi ve katılan beyanı ile tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın şikayetinin, somut maddi vakıalara dayandığı, bu nedenle 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 74 üncü maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanma niteliğinde olması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/66 Esas, 2016/174 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2023 tarihinde karar verildi.