YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19522
KARAR NO : 2021/20485
KARAR TARİHİ : 08.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Sanık hakkında yönetimindeki araçla yaptığı trafik kazası nedeniyle mala zarar verme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçlarından yürütülen soruşturmada kendisini müşteki … olarak tanıttığı ve müştekiye ait ehliyeti ibraz ederek bu kimlik bilgisi ile ifade verdiği somut olayda; sanık hakkında kullandığı araçla yaptığı trafik kazası nedeniyle mala zarar verme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçlarından yürütülen soruşturma akıbetine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığının anlaşılması karşısında; bu soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılıp anılan suçlardan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da yapılan kovuşturma sonucunda sanığın beraat ettiğinin tespiti halinde işlenmiş bir suçtan söz edilemeyeceğinden ve TCK.nın 206/1. maddesinde yazılı suçun oluşacağı cihetle, varsa ilgili dosya getirilip onaylı örneği denetime olanak verecek biçimde dosya arasına konulması, mahkemece belirtilen araştırma yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Müşteki …’nun, talimat mahkemesi tarafından tespit edilen adresine davetiye çıkarılarak, duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağının sağlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında TCK.nın 267/1. maddesi gereğince hapis cezası tayini sırasında uygulamanın yasal dayanağı olan ”TCK.nın 268/1. maddesi delaletiyle” ibaresinin yazılmaması ile gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” yerine “İftira” olarak yazılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.