Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/19632 E. 2023/269 K. 31.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19632
KARAR NO : 2023/269
KARAR TARİHİ : 31.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 58 … maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 58 … maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçu işlemediğine, cezalandırılmaya yeterli delil bulunmadığına ve geçmiş adli sicil kayıtları nedeni ile haksız ceza tayin edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, 24.07.2015 tarihinde kolluğa müracaat ederek, şikayetçilerin ikametinde bulunan laptop ve parayı çaldıklarını beyan etmek suretiyle iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın şikayetçi sıfatıyla verdiği ifadesinde özetle, 25.05.2014 tarihinde İ. K.’nın kefil olmasıyla, …’ye ait evi, iki aylık kira bedelini peşin vererek kiraladığını, maddi sıkıntı nedeniyle kirayı aksatabileceğini ev sahibine izah ettiğini, eşyalarını da peyderpey taşımakta olduğunu ve evde sürekli kaldığını, 24.07.2015 günü saat 16:00 sıralarında eve gittiğinde, kapının kırık olduğunu farkettiğini, evde bulunan 10.200,00 TL para ile laptobunun yerinde olmadığını, polislere haber verdikten sonra, …’nun kapıyı kendisinin kırdığını ve durumdan ev sahibinin haberdar olduğunu söylediğini, bu sebeple, evinin kapısını kıran …, …, …’den şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
3. Dosya içerisindeki kira sözleşmesi fotokopisine göre, şikayetçi …’nin … mahallesi … Caddesi 22. Sokak no: 3 sayılı adresteki evini, 25.05.2015 tarihinde sanığın nikahsız eşi olduğu ifade edilen … …’e kiraladığı görülmüştür.
4. 24.07.2015 tarihli görgü tespit tutanağında, ikamet giriş kapısının aralıklı ve açık olduğu, anahtar kısmının boş olduğu, kilit sisteminin yerinde olmadığı belirtilmiştir.
5. 24.05.2015 tarihli tutanakta, haber merkezine gelen ihbar üzerine olay mahalline gidildiğinde, sanık ile … boş olması nedeniyle kapı anahtarını değiştirmek için geldiğini beyan eden …’nun, sanığın evine girenlerden şikayetçi olduğunu bildirmesi nedeni ile tahkikat için Asayiş Şube Müdürlüğüne intikal ettirildikleri ifade edilmiştir.
6. Tanık İ. K. aşamalarda, sanığın evi kiralaması sırasında kendisinin kefil olduğunu, kiralayan Veysel ile sanık arasında kira borcu kaynaklı anlaşmazlık çıktığını, aracı olması nedeni ile Veysel’in kira parasının ödenmesi, aksi halde sanığın evi boşaltması talebini sanığa ilettiğini, sanığın evi boşalttığını söyleyerek kendisine teslim ettiği anahtarı ev sahibine teslim ettiğini beyan etmiştir.
7. Kollukta bilgisine başvurulan M.Ş. ifadesinde, … ve … isimli emlakçıkların bulundurdukları anahtarın kapı yuvasında kırılması nedeniyle boş olduğunu söyledikleri … kapısını açamadıklarını, balkonundan diğer eve girilmesine müsade ettiğini, 5-10 … gibi kısa bir sürede kapının açıldığını, evde kıyafet bohçası ile kanepeleri görünce …’in birisini arayarak … boşaltılmadığını söylediğini, kimsenin içeride durmadığını, … ve …’in ellerinde bilgisayar ve benzeri eşya görmediğini beyan ettiği görülmüştür.
8. Sanık savunmasında; evi boşalttığını söylemediğini, anahtar teslimi yapmadığını, kira borcunun olmadığını, evdeki para ve laptobunun çalındığına dair yalan söylemediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
9. Şikayetçi … kolluk ifadesinde, tanık İ.K.’den aldığı anahtar ile kapıyı açamadığını, emlakçı olan diğer şikayetçilere anahtarı değiştirmelerini söylediğini beyan etmiş ve 17.02.2016 tarihli dilekçesi ile şikayetten vazgeçtiği görülmüştür.

10. Şikayetçiler … … ve …’nun ifadelerinde, ev sahibinin kendilerine verdiği anahtarın kırılması nedeni ile karşı komşunun balkonundan …’in ikamete girip kapıyı açtığında, … boş olmadığını gördüklerini ve kilit değişikliği için …’in ikamete gittiğini beyan etmişlerdir.

IV. GEREKÇE
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla; sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın yukarıda açıklanan şekilde hırsızlık yapılmadığını bildiği halde, haklarında adli yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla şikayetçilere hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi nedeniyle verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.01.2023 tarihinde karar verildi.