Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/254 E. 2021/1716 K. 08.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/254
KARAR NO : 2021/1716
KARAR TARİHİ : 08.02.2021

İhbarname No: KYB – 2019/136109

Kasten yangın çıkarma suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-a ve 62/1. maddeleri gereğince 5 y hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine dair Çeşme 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2019 tarihli ve 2018/45 esas, 2019/8 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanığın Çeşme İlçesi Setur Marina isimli yerde bulunan ve … isimli şahsa ait Amastris isimli ticari yatta yangın çıkarması nedeniyle İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılaması neticesinde 22/03/2018 tarihli ve 2017/355 esas, 2018/91 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-k, 35/2, 38/3 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve anılan Kanun’un 170. mddesi gereğince gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına dair karar verilmesini müteakip, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığının 03/12/2018 tarihli ve 2018/2876 soruşturma, 2018/1087 esas, 2018/1079 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılmasını takiben Çeşme 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2019 tarihli kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-a ve 62/1. maddeleri 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 44. maddesinde “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” şeklindeki düzenlemeye nazaran, sanığın aynı eylemi nedeniyle ağır cezayı gerektiren suç nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiş olması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.12.2019 gün ve 16929 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2020 gün ve KYB/2019-136109 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriğine göre sanık …’un TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince yalnızca nitelikli
dolandırıcılık suçundan mahkumiyetinin gerektiği; ayrıca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulamayacağı belirtilmiş ise de; oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanık …’un suç tarihinde… isimli şahsın azmettirmesi ile …’na ait yatı yaktığı; …’nun bu yakma olayını gerekçe göstererek sigortadan para almaya teşebbüs ettiği olayda, sanık …’un … ait yatı yakma eyleminin sanık … Suroğlu’nun sigorta şirketinden para almaya teşebbüs eylemiyle farklı zamanlarda ve birbirinden bağımsız olarak gerçekleştiği dolayısıyla sanığın fiilinin tek bir fiil olmayıp birbirinden bağımsız iki ayrı fiilin bulunduğu anlaşıldığından mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği, açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE; dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.