Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/255 E. 2021/1690 K. 08.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/255
KARAR NO : 2021/1690
KARAR TARİHİ : 08.02.2021

İhbarname No : KYB – 2019/135919

Korku kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-c ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, adli emanetin 2018/211 sırasında kayıtlı tabanca, şarjör, fişekler ve kovanın müsaderesine dair Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli ve 2018/413 esas, 2018/569 sayılı kararını kapsayan dosyası ilgili olarak;
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 06/06/2016 tarihli ve 2016/5776 esas, 2016/7400 karar sayılı ilâmında yer alan “…Müsadere kararı güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçası niteliğinde olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilen müsadere kararı da bu hükme bağlı olduğundan askıda bir karardır ve hüküm açıklanıncaya kadar hukuki sonuç doğurma yeteneği bulunmamaktadır…” şeklindeki açıklamalar gözetildiğinde hükmün müsadere ile ilgili kısmının dahi, açıklanması geri bırakılan sanık bakımından hukukî sonuç doğurmayan hükmün devamı niteliğinde olduğu, bu itibarla açıklanması geri bırakılan hükmün dışında mütalaa edilemeyecek ise de, müsadere konusu eşyanın niteliğine göre her somut olayda ayrım yapılması gerektiği nazara alınarak yapılan değerlendirmede;
1-Dosya kapsamına göre,
Suçta kullanıldığından bahisle adli emanetin 2018/211 suç eşyası esas defter sırasına kayıtlı Yavuz marka 16 compact model T 0624-15 TE 00816 seri numaralı tabanca ve bu tabancaya ait şarjör ile fişek ve kovanların 5237 sayılı Kanun’un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiş ve her ne kadar Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının 15/10/2018 tarihli ve 2018/2088 soruşturma, 2018/601 esas, 2018/600 sayılı iddianamesinde ve Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli kararında, emanete konu eşyaların sanığa ait olduğu belirtilmiş ise de, …’nün 27/09/2019 tarihli ve E.1946234 sayılı yazılarından suça konu tabancanın mülkiyeti devlete ait olan silâhlardan olduğunun anlaşılması karşısında, orman muhafaza memuru olarak görev yapan sanığın suçta kullanmış olduğu tabancanın görevi nedeniyle kendisinde bulunduğu gözetilip, mülkiyeti devlete ait silahlardan olduğu tespit edildikten sonra suç eşyasının idareye teslimine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesinde;
2- Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun’un 54/1-2. madde ve fıkralarında yer alan “(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde
kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur.” şeklindeki hüküm, somut olayla birlikte değerlendirildiğinde, emanete kayıtlı tabancanın mülkiyet sahibi kamu kurumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 ve devamı maddeleri gereğince usulen duruşmadan haberdar edilip delillerini sunma imkânı tanınması ve dinlenilmesinin ardından davaya suçtan zarar görev sıfatıyla katılma hakkı tanınmadan yokluğunda yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde;
İsabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19.12.2019 gün ve 2019-17183 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2020 gün ve KYB – 2019/135919 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-) 1 no.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde;
Suçta kullanılan adli emanetin 2018/211 suç eşyası esas defter sırasına kayıtlı Yavuz marka 16 compact model T 0624-15 TE 00816 seri numaralı tabanca ve bu tabancaya ait şarjör ile fişek ve kovanların …’nün 27.09.2019 tarihli ve E.1946234 sayılı yazıları içeriğinden sanığa görevinde kullanmak üzere, devlet tarafından bedelsiz olarak verildiği ve devlet malı statüsünde olduğu bildirilmiş olmakla, silahın idareye teslim edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 gün, 2018/413 Esas, 2018/569 sayılı Kararının CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümden tabancanın müsaderesine ilişkin 2. Kısımdaki “TCK.nın 54. maddesi gereğince MÜSADERESİNE,” ibarelerinin çıkarılarak yerine “adli emanetin 2018/211 suç eşyası esas defter sırasına kayıtlı Yavuz marka 16 compact model T 0624-15 TE 00816 seri numaralı tabanca ve bu tabancaya ait şarjör ile fişek ve kovanların Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 3. ve 17. maddeleri uyarınca işlem yapılmak üzere idareye teslimine” ibaresinin yazılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-) 2 no.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde ise;
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu topluma karşı genel tehlike yaratan suçlardan olup niteliğine göre talebe konu edilen tabancayı görevde kullanmak üzere sanığa teslim eden doğrudan zarar görmeyen kamu kurumunun bu suçtan açılan davaya katılma hakkı bulunmadığı anlaşılmakla;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE; evrakın Adalet Bakanlığı’na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,  08.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.