YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/268
KARAR NO : 2021/2027
KARAR TARİHİ : 10.02.2021
İhbarname No : KYB – 2020/1418
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, anılan Kanun’un 15/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis ve 260,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca 3 yıl denetime tâbi tutulmasına dair Bakırköy 6. Çocuk Mahkemesinin 20/04/2012 tarihli ve 2011/194 esas, 2012/432 sayılı kararının 07/05/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 23/11/2012 tarihinde kasıtlı olarak işlediği suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanması ile 6136 sayılı Kanun’un 15/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis ve 260,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 6. Çocuk Mahkemesinin 08/10/2013 tarihli ve 2013/584 esas, 2013/681 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar sonucu hüküm açıklanmış ise de, Mahkemece hükmün açıklanmasına esas alınan nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2013 tarihli ve 2012/1083 esas, 2013/413 sayılı kararının suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı verilmesine rağmen, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağına yönelik hüküm kurulduğu anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24/04/2012 tarihli ve 2011/6-410 esas, 2012/170 karar sayılı ilâmı ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 03/10/2011 tarihli ve 2011/13090 esas, 2011/55398 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesine ilişkin ilamı nazara alındığında, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağı belirtilmesine rağmen, tefhimden sonra temyiz edilmediğinden bahisle kararın kesinleştirilemeyeceği, suça sürüklenen çocuğun temyiz süresinin başlama anına ilişkin yanıltıldığı ve sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmediği gibi, karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği şerhli davetiyenin
./..
S/2
de tebliğ edilmediği; Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/09/2019 tarihli ve 2012/1083 esas, 2013/413 sayılı ek kararı ile de açıklanan nedenle kararın kesinleşmediğini tespit ederek sanığa temyiz için süre tanındığı, sanığın da süresinde 04/09/2019 tarihinde anılan kararı temyiz ettiği anlaşılmakla; söz konusu kararın bu sebeple henüz kesinleşmediği, dolayısıyla denetim süresinde işlenen suça ilişkin kesinleşmiş bir karar olmadığından hükmün de açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30.12.2019 gün ve 2019-18501 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2020 gün ve KYB -2020/1418 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nın 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, aynı Yasanın 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabileceği, suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresinde işlenen ve ihbarda bulunan Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 16.04.2013 tarih, 2012/51083 Esas, 2013/413 sayılı kararına konu hükmün, anılan mahkeme tarafından kesinleşmediği belirlenerek 03.09.2019 tarihli ek karar infazının durdurulduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği, ancak; Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin dosyada mevcut 19.07.2013 tarihli ihbar yazısı ve suça sürüklenen çocuğun güncel adli sicil kaydına göre Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.04.2013 tarih, 2012/1240 Esas, 2013/131 Karar sayılı ilamında, suça sürüklenen çocuğun kasıtlı suçtan dolayı 6 ay hapis cezasına mahkum olduğu, bu suçun denetim süresi içerisinde 30.10.2012 tarihinde işlendiği ve hükmün 12.06.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, açıklanması geri bırakılan hükmün, denetim süresinde kasten işlenen bu suç nedeniyle açıklanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Bakırköy 6. Çocuk Mahkemesi’nin 08.10.2013 gün, 2013/584 Esas, 2013/7681 Karar sayılı kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 10.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.