YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3465
KARAR NO : 2023/470
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mucur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.05.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar …, …, … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca cezalandırılmaları için kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından beraat kararları, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; eksik kovuşturma ile sanıklar hakkında cezaya hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılanın, sanık …’in eşini arayarak rahatsız ettiğine ilişkin iddia hakkında inceleme yapılması gerektiğine, bu iddianın doğru olması durumunda sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanabileceğine ilişkindir.
2. Sanıkların temyiz isteği; sübuta, atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, kolluk kuvvetlerinin … taraflı tutanaklarının gerçeği yansıtmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, müştekinin beyanlarının gerçekle bağdaşmadığına, tanık ifadelerinin subjektif olduğuna, müştekiyi korumaya yönelik verilen tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğine, suç kastı bulunmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, re’sen değerlendirilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıklar …, …, …’nin fikir ve eylem birliği içinde katılanı telefonla arayarak “dolap yaptıracaklarını, ölçü aldırmak istediklerini” söyledikleri, bu amaçla buluştukları katılanı araca bindirerek hile ve cebir kullanarak katılanın hürriyetini kısıtladıkları iddiasına ilişkindir.
2. Ahi … Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 22.11.2014 tarihli adli raporunda; katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
3. Kolluk görevlileri tarafından tutulan 22.11.2014 ve 27.11.2014 tarihli tutanaklarda; olay hakkında gerekli araştırmaları yapan Kırşehir Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 0530 (…) (…) (…) numaralı hattın sanık …’e ait olduğunun tespit edilmesi üzerine görevliler tarafından aynı numaradan aranarak sanık … ile 22.11.2014 ve 27.11.2014 tarihlerinde yapılan görüşmeler sırasında sanığın olayda kullanılan aracın kendisine ait olduğunu, katılanın namussuzluk yaptığını, bayanı rahatsız ettiğini bundan dolayı dayağı hak ettiğini, olaya karışan diğer kişilerin isimlerini vermek istemediğini görevlilere beyan ettiği belirtilmiştir.
4. Kolluk görevlileri tarafından tutulan 23.11.2014 tarihli tutanakta; olayı araştıran kolluk kuvvetlerinin sanık …’yi 0543 (…) (…) (…) numaralı cep telefonundan aramak suretiyle görüştükleri ve bu görüşme sırasında katılanın eşini rahatsız etmesi nedeniyle diğer sanıklar … ve … ile birlikte katılanla görüşmek için Kırşehir’e geldiklerini ve katılanla görüştüklerini akabinde katılanı Hacıbektaş ilçesi yakınlarında bıraktıklarını kolluk kuvvetlerine beyan ettiği belirtilmiştir.
5. Soruşturma aşamasında sanıklara ait resimler temin edilerek katılana gösterilmesi üzerine kendisini alıkoyan ve yaralayan şahısların resimleri gösterilen sanıklar olduğunu kesin olarak teşhis ettiğine dair 22.04.2015 tarihli teşhis tutanağı düzenlendiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
1. Dosya kapsamına göre, olay tarihinde, katılanın, sanık …’nin eşini telefonla arayarak rahatsız ettiği gerekçesiyle, sanıkların, katılanı telefonla arayarak dolap yaptırmak istediklerini söyleyerek buluşma ayarladıkları ve buluşma yerine gelen katılanı araca bindirdikten sonra araçla seyir halindeyken katılanı darp …, bir daha telefonla rahatsız etmemesi konusunda uyardıktan sonra katılanı … bıraktıklarının anlaşılması karşısında mahkemenin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık …’ün temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık …’e yönelik katılandan kaynaklanan haksız bir eylem olmaması karşısında, sanık … hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik olmadığından Cumhuriyet savcısının temyiz istemi reddedilmiş ve Tebliğnamedeki bu sanık yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede,
Katılanın, sanıklardan …’nin eşi ve sanık …’nin yengesi olan Şeyma …’u telefonla arayarak rahatsız ettiği iddiasıyla ilgili araştırma yapılarak, Şeyma …’un tanık sıfatıyla beyanına başvurulması ve HTS kayıtları da getirtildikten sonra iddia edilen olayın doğru olması halinde sanık … ve kardeşi … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2015/144 Esas, 2015/373 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar … ve … Çifitçi hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2015/144 Esas, 2015/373 Karar sayılı kararında sanıkların ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde karar verildi.