YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/364
KARAR NO : 2021/2583
KARAR TARİHİ : 22.02.2021
İftira suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268 delaletiyle 267/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar anılan Kanun’un 53/1-a-b-d-e maddesindeki haklardan, koşullu salıverilinceye kadar ise aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/10/2013 tarihli ve 2012/900 esas, 2013/497 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre;
1-Kayden 10/11/1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 13/01//2011 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
3- Suçu işlediği tarihte 18 yaşında küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
4- Kısa kararın verildiği 02/10/2013 tarihli oturumda başka suçtan Silivri 5 Nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu veya hükümlü olarak bulunan sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik talebi bulunmadığı hâlde, kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet
./..
S/2
görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 31.12.2019 gün ve 2019/16463 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2020 gün ve KYB/2020-2568 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-) Kayden 10.11.1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 13.01.2011 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk … hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
2-)5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-) Suçu işlediği tarihte 18 yaşında küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
4-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.11.2018 tarih ve 2018/339-536 sayılı kararında belirtildiği üzere; hüküm tarihinde başka suçtan Silivri 5 Nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan, sorgusu sırasında duruşmalarda bulunmaktan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmayan ve bu yönde talebi de bulunmayan suça sürüklenen çocuğun hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla CMK.nın 196. maddesine aykırı davranılarak yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2013
tarihli ve 2012/900 Esas, 2013/497 sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 22.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.