YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3973
KARAR NO : 2023/32
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.02.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi müşteki beyanlarının çelişkili olduğuna, müşteki beyanından başka mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun sabit görülmesi halinde ise haksız tahrik hükümleri uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın kimliği tespit edilemeyen şahıslarla birlikte katılanı arabaya bindirip, ıssız bir eve götürdükten sonra sopalarla darp ederek alıkoyduğuna ilişkindir.
2. 14.06.2012 tarihli adli muayene raporuna göre katılanın vücudunda bir çok yerde lezyon olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının tespit edildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığa ait tescilsiz olan motosikletin suç tarihinden önce çalındığı, katılanın iddiasına göre sanığın bu olayı kendisinin yaptığını sanması nedeniyle aralarında husumet oluştuğu belirlenmiştir.
2. Katılanın kollukta alınan ifadesinde sanıkla sokakta karşılaştıktan sonra kendisini içerisinde beş kişi bulunan araca bindirip, ıssız bir eve götürerek burada sopalarla darp ettikten sonra, Yardımcı adlı köye götürdüklerini ve bir ara kendisini arabada … başına bırakmalarından istifade ederek kaçtığını beyan ettiği tespit edilmiştir.
3. Katılanın mahkemede alınan ifadelerinde ise kendisinin kahvehanede olduğu sırada sanığın yanından iki kişi ile geldiğini, kendisini arabaya zorla bindirip ıssız bir eve götürerek darp ettiğini, sanık ve yanında bulunanların ellerinden kurtulmak amacıyla motosikletin Yardımcı adlı köyde olduğunu söylediğini, buraya gittikten sonra motosikleti getireceğini söyleyerek arabadan inip bilmediği bir eve sığındığı ve ailesine haber verdiğini beyan ettiği tespit edilmiştir.
4. Katılanın aşamalarda alınan beyanlarında, kaçırılma anına, sanığın yanında kaç kişi bulunduğuna ve olaydan kurtulma şekline dair açık çelişkiler mevcuttur.
5. Sanığın aşamalarda alınan tüm savunmalarında, istikrarlı olarak üzerine atılı suçu işlemediğini beyan ettiği görülmüştür.
6. Her ne kadar katılanın vücudunun çeşitli bölgelerinde yaralanma izi mevcut ise de bunun sanık tarafından atılı suçu işlemek üzere ya da suçun işlenmesi sırasında oluşturulduğuna ilşkin delil elde edilememiştir.
7. Yukarıda yer … bentlerde açıklanan hususlar ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, katılanın soyut ve çelişkili beyanları dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2023 tarihinde karar verildi.