YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4102
KARAR NO : 2021/18970
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
İhbarname No : KYB – 2020/47331
Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/09/2019 tarihli ve 2019/90575 soruşturma, 2019/75514 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02/12/2019 tarihli ve 2019/5565 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyasıl ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müşteki vekili şikayet dilekçesinden özetle, müvekkilinin Denizbank tarafından verilen “paracard” ile …,… şubelerine ait ATM’lerden emekli maaşını çektiğini, 18/05/2019 tarihinde maaşını çekmek üzere bankamatiğe gittiğinde hesabında para olmadığının anlaşılması üzerine, hesap özeti incelendiğinde 24/04/2019 ve 17/05/2019 tarihlerinde bilgi ve rızası dışında başka ATM’lerden para çekildiğini belirterek şikayetçi olunması üzerine, müştekinin kartının rızası dahilinde başkalarınca kullanılabilme durumu sözkonusu olabileceği ve bu nedenle para çekim anına ilişkin görüntü kayıtları ile ilgili araştırma yapılmasında hukuki yarar bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin bilgisi dışında para çekildiğini belirtmesi karşısında, para çekme işlemlerine ait görüntü kayıtlarının incelenerek parayı çeken şahıs veya şahısların tespit edilerek ifadelerine başvurulması ve toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüpheli/lerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilerek, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar ./..
S/2
verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.05.2020 gün ve 2020/3506 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2020 gün ve KYB/2020-47331 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki … vekili 21.05.2019 günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu dilekçesinde özetle ; müştekinin emekli olup emekli aylığını Denizbank’ a ait … no.lu banka kartı ile ATM cihazılarını kullanarak çektiğini , 18.05.2019 günü emekli maaşını çekmek istediğinde hesabında hiç para bulunmadığını fark ettiğini ve banka ile yapılan harici görüşmede iki farklı tarihte 24.04.2019 ve 17.05.2019 günleri olmak üzere iki farklı tarihte, dört kez banka hesabından toplam 2660 TL paranın …,… semtlerinde bulunan ATM’lerden çekilmiş olduğunu bildirerek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada,İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ilgili banka ile yapılan yazışma sonrası “…. işlemlerin ATM kanalıyla yapıldığı, kart bazında kopyalama tespitinin bulunmadığı, müştekice yapılmış bir kopyalama/çalıntı bildirimi de olmadığı belirtildiğinden, artık işlemin fiziki kart ve şifre kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği, kart ve şifre gizliliğinin kart hamilinin sorumluluğunda olduğu, böylece gelinen aşamada yapılan işlemlerin müştekinin bilgisi ve rızası dışında olduğuna dair somut delil bulunmadığı, banka cevabi yazısı da dikkate alındığında, müştekinin kartının rızası dahilinde başkalarınca kullanılabilme durumu da sözkonusu olabileceği ve bu nedenle para çekim anına ilişkin görüntü kayıtları ile ilgili araştırma yapılmasında hukuki yarar da bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 – (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 – (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
./..
S/3
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 – (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 – (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.” şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
Soruşturmaya konu olayda Denizbank’tan, müştekiye ait banka kartından çekimlerin yapıldığı suç tarih ve saatlerini içeren hesap hareketlerinin istenmesi, ilgili banka tarafından 14.06.2019 tarihli yazı ekinde CD ortamında gönderilen kamera görüntülerinin tarih-saat bazında detaylıca incelenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği’nin 02.12.2019 gün, 2019/5565 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nın 309. maddesi gereğince ./..
S/4
BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 13.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.