YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4118
KARAR NO : 2021/18126
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet suçundan sanık …’in, anılan Kanun’un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suça konu tabanca ve eklerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2019 tarihli ve 2019/372 esas, 2019/616 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.
” şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Somut olayda, adı geçen sanığın 30/03/2014 tarihinde … ili, … İlçesi, … Mahallesi muhtarı olarak seçilmesi sebebiyle görevi devamı süresince geçerli olmak üzere, … seri numaralı silaha ait, Seri: … sayılı kamu görevlisi silah taşıma ruhsatına sahip olduğu, sanığın 31/03/2019 tarihinde tekrar muhtar seçilmesi sebebiyle halen görevine devam ettiği, sanığın silah taşıma ruhsatına sahip olduğu dönem dahilinde bulunan 26/10/2017 tarihindeki silahla tehdit eylemi sebebiyle hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2019 tarihli ve 2019/372 esas, 2019/616 sayılı kararı ile beraat ettiğinin anlaşıldığı cihetle, suç tarihi itibarıyla silah taşıma ruhsatına sahip olması nedeniyle hakkında 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilemeyeceği gibi, adli emanette kayıtlı silahın ayrıca bir suçta kullanılmadığının da anlaşılması
karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.03.2020 gün ve 2020-1553 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2020 gün ve KYB – 2020/49442 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13. maddesinin 1. fırkasında yer alan “Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur.” ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya müsadere edilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
Somut olayda, hükümlü …’in 30.03.2014 tarihinde … ili, … İlçesi, … Mahallesi muhtarı olarak seçilmesi sebebiyle görevi devamı süresince geçerli olmak üzere, … seri numaralı silaha ait, Seri: … sayılı kamu görevlisi silah taşıma ruhsatına sahip olduğu, hükümlünün 31.03.2019 tarihinde tekrar muhtar seçilmesi sebebiyle halen görevine devam ettiği, hükümlünün silah taşıma ruhsatına sahip olduğu dönem dahilinde bulunan 26.10.2017 tarihindeki silahla tehdit eylemi sebebiyle hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2019/372 Esas, 2019/616 sayılı Kararı ile beraat kararı verildiğinin ve kararın istinaf edilmeden 31.10.2019 tarihinde kesinleştiği; kasten yaralama suçunda ise bahsi geçen silahın kullanılmadığı anlaşılmakla, suç tarihi itibarıyla silah taşıma ruhsatına sahip olması nedeniyle hakkında 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet suçunun unsurları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gibi, adli emanette kayıtlı silahın ayrıca bir suçta
kullanılmadığının da anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.09.2019 tarihli ve 2019/372 Esas, 2019/616 Karar sayılı kararındaki 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın unsurları oluşmayan 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan CMK.nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, hükmedilen cezanın infaz edilmemesine, müsadereye ilişkin fıkranın da kaldırılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 27.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.