YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4524
KARAR NO : 2023/2275
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mağdurlar … ve …’a yönelik ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Giresun 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı
Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçların unsurlarının oluşmadığına, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1-İncelemeye konu olay; sanık …’e ait yavru köpeğin olaydan önceki gece yaşı küçük mağdurlar tarafından kulübesi kırılarak çalındığı, ertesi gün sanık … yanına amcasının oğlu temyiz dışı sanık …’u da alarak araçla köpeğini bulmak için araştırmaya başladığı, bir arkadaşının köpeğin mağdurlar tarafından gezdirildiğini söylemesi üzerine, mağdurların yanına gittiği, …’ın köpeği mağdurlardan alıp araca koyduğu ve … ile birlikte mağdurlar …, … ve …’in yüzüne vücuduna yumrukla vurup araca aldıkları, …’in ailesine ait depo önüne gittikleri, …’ın mağdur …’u zorla depo içine iterek sokmaya çalıştığı, bu anlara tanık C.A.’nın şahit olup sanıklara “neden dövüyorsunuz” dediği, …’ın …’u depo içinde plastik boruyla darp ettiği, daha sonra mağdur …’u dışarı çıkartıp …’den aldığı tasmayı mağdur …’un boynuna takıp kulübe etrafında dolaştırıp mağdura evine gitmesini söylediği, …’in de diğer mağdurlar … ile …’e evlerine gimelerini söylemeleri üzerine mağdurların olay yerinden ayrıldıkları, iddiasına ilişkindir.
2-15.03.2014 tarihli Giresun Devlet Hastanesi Rapor’u ve 10.06.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Giresun Adli Tıp Şube Müdürlüğü Raporu’na göre, mağdur …’un yapılan muayenesinde; sol omuzda 10*2 cm’lik dermabrazyon, omuz arkasında, sağ omuzda ve sağ el sırtında eritem, kafasında frontel bölgede şişlik, sol perietalde şişlik bulunduğu ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde olduğu belirlenmiştir.
3-15.03.2014 tarihli Giresun Devlet Hastanesi Rapor’u ve 09.06.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Giresun Adli Tıp Şube Müdürlüğü Raporu’na göre, mağdur …’ın yapılan muayenesinde; sol göz çevresinde şiş ve ödem, sol frontal bölgede yüzeysel sıyrık bulunduğu ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde olduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Adli muayene ve Adli Tıp Şube Müdürlüğü Rapor’ları ve yaşı küçük mağdurların beyanları karşısında; sanığın mağdurları darp edip basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralayıp, araca bindirip götürdükleri depo önünde, temyiz dışı sanık …’ın mağdur …’u depo içine zorla koyup plastik boruyla vücudunun çeşitli yerlerine vurduğu ve daha sonra sanık …’ten tasma alıp mağdur …’un boynuna takıp gezdirdiği, sanıkların mağdurlara “evinize gidin” şeklinde söylemeleri üzerine mağdurların olay yerinden kendi çabalarıyla ayrılarak evlerine gittikleri olayda; 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinde düzenlenen ”mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, güvenli bir yerde serbest bırakma” şartlarının gerçekleşmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı anlaşıldığından, Tebliğnamedeki (1) numaralı bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
a- 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b-Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun silahtan sayılan sopa ve tasma ile gerçekleştirildiği gözetilmeden, haklarında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması,
c-Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla, birden fazla kişi ile birlikte, çocuğa karşı işlemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince temel cezalar belirlenirken, aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezalarının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d-Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri maddeleri uygulamasıyla belirlenen, 4 yıl hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince 1/6 indirim uygulanırken hesap hatası yapılarak “3 yıl 4 ay” yerine “3 yıl 6 ay” olarak fazla ceza tayini,
e-Sanık …’e ait yavru köpeğin olaydan önceki gece yaşı küçük mağdurlar tarafından kulübesi kırılarak çalındığı sanığın köpeği çalındığı için buna öfkelenerek yaşamış olduğu hiddetin etkisiyle atılı suçu işlediğine yönelik savunması, bu hususun mağdurlar tarafından da doğrulandığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
f-08.12.2015 tarihli karar duruşmasında, “Dosya incelendi, araştırılmasını gerektirir başka bir husus kalmadığından açık yargılamaya son verildi” şeklinde duruşma zaptına yazılarak açık yargılamaya son verildikten sonra, duruşmada hazır bulunan sanığa son söz verilerek hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2.) fıkrasında açıklanan, Giresun 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08.12.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi, 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.