YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4529
KARAR NO : 2023/2772
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık kasten yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında; mağdur …’e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının b ve f bendleri, 35 inci maddesi uyarınca, mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının e bendi uyarınca, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının c bendi uyarınca, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma
veya taşıma veya bulundurma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; sanık … hakkında mağdur …’e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının b ve f bendleri, 35 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.12.2015 tarihli kararı ile sanık … hakkında; mağdur …’e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının b ve f bendleri, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının e bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının c bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına; sanık … hakkında; mağdur …’e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının b ve f bendleri, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’ın temyiz isteği;
1.Beraat kararları verilmesi gerektiğine,
2. Suçların unsurlarının oluşmadığına,
3.Kesin delil bulunmadığına,
4. Lehe hükümler uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
B. Sanık …’ın temyiz isteği;
1.Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3.Kesin delil bulunmadığına,
4. Lehe hükümler uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1-İncelemeye konu olay; 15 yaşındaki mağdur …’in olaydan bir gün önce … isimli şahsı bacağından yaralamış olduğu, sanıkların …’nin babasını mahalleden bir abileri olarak tanımaları nedeniyle bıçaklanma olayını konuşmak üzere, …’nin ablasının nişan töreninin yapıldığı düğün salonu önüne araçlarıyla saat 15:00’da gittikleri, …’yi telefonla arayıp dışarı çıkmasını istedikleri, …’nin durumu babası mağdur …’e anlattığı ve mağdurların salondan dışarı çıktıkları, sanıkların araçlarından inerek …’yi tutup zorla aracın arkasına bindirdikleri, …’in “konu ne, konuşalım” dediği, sanıkların ise “seninle işimiz yok” diyerek aracın ön kısmına bindikleri, …’in o sırada aracın arka kapısını açıp …’yi dışarıya çıkardığı, o esnada mağdur …’ün de salondan çıkıp aracın yanına geldiği, sanıklar da araçtan inerek …’yi öldürmekle tehdit edip, … ve …’e tekme-tokat saldırıp …’yi zorla araca bindirmeye çalıştıkları, …’in sanıklara engel olmaya çalışması üzerine, sanık …’ın belinden çıkardığı ele geçmeyen 7.65 mm çaplı ruhsatsız silahıyla önce havaya doğru ateş ettiği daha sonra …’in ayaklarına doğru ateş ettiği, …’in her iki ayağından kurşun delip geçmesi ile yaralandığı, sanıkların araçlarını olay yerinde bırakıp yaya halde kaçtıkları, iddiasına ilişkindir.
2-31.05.2015 tarihli Eskişehir Devlet Hastanesi Raporu’na göre, mağdur …’ün yapılan muayenesinde; sol ayak medial malleolde, sol ayak tabanında; sağ ayak anteromedialde ve anterolateralde 0.5*0.5 cm’lik mermi çekirdeği giriş çıkış delikleri olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, kemik kırığı bulunmadığı belirlenmiştir.
3-11.06.2015 tarihli Ankara Kriminal Uzmanlık Raporu’na göre; olay yerinde tespit edilen 5 adet 7.65*17mm çapındaki 5 adet kovanın tek bir silah ile atıldığı, yine olay yerinde tespit edilen 1 adet 7.65*17mm çapındaki mermi çekirdeği ve 1 adet mermi çekirdeği gömlek parçasının sert bir zemine çarpma neticesinde tek bir silah ile atılıp atılmadıklarının tespitinin mümkün olmadığı, belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ve mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden;
Tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, mağdurlar … ve …’e tekme-tokat saldırıp …’yi zorla araca bindirmeye çalıştıkları, mağdur …’in sanıklara engel olmaya çalışması üzerine, sanık …’ın belinden çıkardığı ele geçmeyen 7.65 mm çaplı ruhsatsız silahıyla önce havaya doğru ateş ettiği daha sonra …’in ayaklarına doğru ateş ettiği, …’in her iki ayağından kurşunun delip geçmesi ile yaralanması şeklinde gerçekleşen eyleminin; belli kişilere karşı olması hususu göz önüne alındığında, silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi gereğince yalnız daha ağır cezayı gerektiren kasten silahla yaralama suçundan hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı hükümlerin kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık … hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan kurulan hüküm yönünden;
1.Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinin, CMK’nın 250/1. maddesinde 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olmakla;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen Seri Muhakeme Usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar … ve … haklarında mağdur …’e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;
1.Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
a)Tüm dosya kapsamına göre; 15 yaşındaki mağdur …’in olaydan bir gün önce … isimli şahsı bacağından yaralamış olduğu, sanıkların …’nin babasını mahalleden bir abileri olarak tanımaları nedeniyle bıçaklanma olayını konuşmak üzere, …’nin ablasının nişan töreninin yapıldığı düğün salonu önüne araçlarıyla saat 15:00’da gittikleri, …’yi telefonla arayıp dışarı çıkmasını istedikleri, …’nin durumu babası mağdur …’e anlattığı ve mağdurların salondan dışarı çıktıkları, sanıkların araçlarından inerek …’yi tutup zorla aracın arkasına bindirdikleri, …’in “konu ne, konuşalım” dediği, sanıkların ise “seninle işimiz yok” diyerek aracın ön kısmına bindikleri, …’in o sırada aracın arka kapısını açıp …’yi dışarıya çıkardığı, o esnada mağdur …’ün de salondan çıkıp aracın yanına geldiği, sanıklar da araçtan inerek …’yi öldürmekle tehdit edip, … ve …’e tekme-tokat saldırıp …’yi zorla araca bindirmeye çalıştıkları, …’in sanıklara engel olmaya çalışması üzerine, sanık …’ın belinden çıkardığı ele geçmeyen 7.65 mm çaplı ruhsatsız silahıyla …’in ayaklarına doğru 5 el ateş ettiği, …’in her iki ayağından kurşun delip geçmesi ile yaralandığı, sanıkların araçlarını olay yerinde bırakıp yaya halde kaçtıkları anlaşılmakla; sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında cebir, tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, temel cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası üzerinden tayin edilmesi,
b)Kabul ve uygulamaya göre de; sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silah ile gerçekleştirdikleri gözetilmeden, haklarında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının a bendinin uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ve mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.12.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin,
1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık … hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.12.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C. Sanıklar … ve … haklarında mağdur …’e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün C bendinde açıklanan nedenlerle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.12.2015 tarihli kararına yönelik sanıklar … ve …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.