YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4673
KARAR NO : 2021/20701
KARAR TARİHİ : 10.11.2021
İftira suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Sultanbeyli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/06/2012 tarihli ve 2008/658 esas, 2012/989 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamında göre, yaralama suçu sebebiyle ifadesi alınan …’ın olayın faili olarak belirttiği …’ın beraatine karar verilmesini müteakip, failin …’ın eşi olduğunun anlaşıldığı, bu hali ile … hakkında kanun yararına bozma talebine konu iftira suçundan hüküm kurulmuş olsa da, esasen sanığın eylemi eşini soruşturma veya kovuşturmadan kurtarmak amacıyla mahkeme huzurunda tanıklık yaparken yalan söyleyerek işlendiğinin anlaşılması sebebiyle atılı suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 272/2. maddesinde düzenlenen yalan tanıklık kapsamında kalacağı nazara alındığında, aynı Kanun’un 273/1. maddesi uyarınca şahıs cezasızlık sebebiyle cezadan indirim yapılabileceği gibi takdiren ceza verilmesine yer olmadığına karar verilebileceği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde iftira suçundan hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30/06/2020 gün ve 2019/22033 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/07/2020 gün ve KYB/2020-56903 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluş ve tüm dosya kapsamında göre, 04.06.2006 tarihinde meydana gelen … adlı şahsın yaralanması olayı nedeniyle, hükümlü …’ın Sultanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 17.04.2008 tarihinde tanık sıfatıyla beyanının alındığı, bu ifadesinde hükümlü …’ın kayınbiraderi olan … adlı şahsın yaralanması olayı ile ilgili olarak failin … adlı şahıs olduğunu beyan ettiği, yargılama aşamasında da bu beyanını tekrar ettiği, gerçek failin …’ın eşi olan … olarak belirlendiği ve yargılamanın bu şekilde sonuçlanarak … hakkında yaralama ve 6136 sayılı yasaya aykırılık suçlarını işlediğinin kabulü ile mahkumiyet kararları verildiği ve kararların temyiz edilmeden 04.09.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından kanun yararına bozma incelemesine konu edilen hükümlü …’ın eyleminin eşi …’ın amcasının oğlu olan … aleyhine yalan tanıklık kapsamında kalacağı, ancak …’ın TCK.nın 273. maddesinde sınırlı sayıda yazılı kişilerden olmadığı anlaşıldığından; sanığın TCK.nın 272/2. madde ve fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde iftira suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden Sultanbeyli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2012 tarihli ve 2008/658 Esas, 2012/989 sayılı kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Yasanın 309/4. madde ve fıkrası uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.