Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/4730 E. 2023/253 K. 31.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4730
KARAR NO : 2023/253
KARAR TARİHİ : 31.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarih ve 2015/1501 Esas, 2016/284 Karar sayılı hükmü ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 110 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 4.000,00 – TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan cezanın 24 eşit taksitle sanıktan tahsiline karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olup cezanın fazla tayin edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın eskiden … ilişkisi yaşadığı müşteki ile telefonda tartışmaları üzerine, müştekinin evine giderek müştekiyi ensesinden ve saçından tutup zorla arabaya bindirdiği, boş bir araziye götürdüğü, orada iki saat kaldıktan sonra polislerin kendisini telefonla arayarak müştekiyi getirmesini söylemeleri üzerine müştekiyi evine bırakarak kişiyi hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk kuvvetleri tarafından sanığın telefonla arandığına ilişkin 07.09.2015 tarihli tutanak tutulmuştur.
3. Sanık savunmasında suçlamayı ikrar etmiş, müştekiyi konuşmak için boş araziye götürdüğünü, polislerin araması üzerine de geri getirdiğini beyan etmiştir.
4. Müştekinin annesi S.G.’nin tanık olarak alınan ifadesinde, sanığın müştekiyi kolundan tutarak zorla arabaya bindirdiğini, bunun üzerine kendisinin polise ihbarda bulunduğunu beyan ettiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Sanık, müşteki ve müştekinin annesi tanık S.G’nin beyanları ile 07.09.2015 tarihli polis tutanağından; sanığın müştekiyi zorla arabaya bindirip götürmesinden sonra müştekinin annesi S.G.’nin polise ihbarda bulunduğunun, kolluk kuvvetlerinin sanığı telefonla arayarak müştekiyi geri getirmesini söylemeleri üzerine sanığın müştekiyi evine bıraktığının anlaşılması karşısında, mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ile cezanın fazla tayin edildiğine ilişkin temyiz itirazların incelenmesi;
Müşteki ve tanık S.G’nin aşamalardaki beyanları, kolluk kuvvetlerince tutulan tutanak ve dava doyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece hükmolunan … cezanın alt sınırdan belirlendiği, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulandığı anlaşıldığından sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır .

V. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarih ve 2015/1501 Esas, 2016/284 Karar sayılı hükmünde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.01.2023 tarihinde karar verildi.