Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/4735 E. 2023/1995 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4735
KARAR NO : 2023/1995
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mâhkumiyet, beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak temyiz incelemesi yapılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz isteği,
1. Beraat kararının usule, yasaya ve AİHS’e aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanığın temyiz isteği,
1. Teşdiden ceza tayin edildiğine,
2. Takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına,
3. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Mahkeme gerekçesinin çelişkili olduğuna,
5. Soyut beyan dışında delil bulunmadığına,
6. Şüpheden sanığın yararlanacağına,
7. Tehdit suçunun kesinlikle gerçekleşmediğine,
Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, kalmakta olduğu yurttan markete gitmek için izin alarak dışarı çıkan mağdureyi, kolundan tuttup götürmek istediğine ve yurttan ayrılarak kendisi ile evlenmesi yönünde tehdit ettiğine ilişkindir.
2. Diyarbakır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Bakım ve Sosyal Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü tarafından düzenlenen 20.05.2013 tarihli tutanak dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde Diclekent Kız Yetiştirme Yurdunda kalmakta olan mağdurenin market alışverişi yapmak için izin alarak yurttan çıktığı, markete gireceği esnada sanığın arkasından gelerek kolundan tuttuğu, mağdureden yurttan ayrılıp kendisi ile evlenmesini istediği, mağdurenin karşı çıkması üzerine tekrar kolundan tutup, cebirle götürmeye çalıştığı, mağdure Çiçek’in direnerek bağırması sonrasında, tehdit edip kolunu bıraktığı, mağdurenin kaçarak yurda döndüğü, başından geçenleri yurt yetkililerine aktardığı anlaşılan olayda, sanığın eyleminin kül halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs niteliğinde olduğu gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 35 inci maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.