Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/4743 E. 2023/258 K. 31.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4743
KARAR NO : 2023/258
KARAR TARİHİ : 31.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bentleri, 232 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası (e) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz isteği;
Somut bir nedene dayanmamaktadır.
B. Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Sanık hakkında mağdurenin çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın samimi ikrarı karşısında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, eşi mağdureyi sabah saatlerinde evde kilitleyip çıktığı, mağdurenin evde kilitli olduğuna dair not kağıdını balkondan … attığı ve not kağıdını bulan C.Ö. tarafından yapılan ihbar sonucu polislerin mağdureyi kilitlendiği evden çıkarmasına ilişkindir.
2. … Eyyubi Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 12.03.2015 tarihli raporda, mağdurede darp, cebir izi olmadığı belirtilmiştir.
3. Olaya müdahale eden kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen 12.03.2015 tarihli tutanağa göre, C.Ö. tarafından yapılan ihbar neticesinde polisin adrese intikal ettiği, kapıyı çaldıklarında mağdurenin eşinin kendisini kilitleyip gittiğini söylediği, sanığa arama yapılarak adrese çağırıldığı, sanığın eve gelerek kapıyı açtığı, mağdureyle yapılan görüşmede mağdurenin evde kilitli kaldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Balkondan atılan not içeriğinin “Allah rızası için beni kurtarın, günlerdir burada 6 aylık bebeğimle kilit altındayım. Polisi arayın. Eşim beni sürekli darp ediyor. Ailemle görüştürmüyor. … güvenliğim yok. Kapıcıya haber vermeyin. Kapıcı kocamı aramasın.” şeklinde olduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1. Mağdure ile sanığın olay tarihinde evli oldukları, sanığın mağdurenin evden ayrılmasını engellemek amacıyla … giriş kapısını içeride kilit bırakmaksızın müştekinin üzerine kilitleyip olay yerinden ayrıldığı belirlenmiştir. Mağdurenin olaydan hemen sonra verdiği beyanı ile 12.03.2015 tarihli tutanak birlikte değerlendirildiğinde sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmıştır.
Sanığın aşamalarda ve mahkeme huzurunda alınan savunmalarındaki tevil yollu ikrarından suç kastının olduğunun anlaşıldığı ve müştekinin şikayetçi olmadığını beyan etmiş olmasının suçun sübutuna etki etmeyeceği zira atılı suçun şikayete bağlı olmadığı anlaşılmakla kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanık tarafından evde kilit ve telefon bırakılmadığı, dördüncü kattaki … giriş kapısını kilitleyerek çıktığı, “….evden gitmesini engellemek için bir seferliğine kilitledim…” şeklindeki savunması dikkate alındığında kastındaki …, sanığın amaç ve saiki gözetildiğinde ilk derece mahkemesi tarafından cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/425 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.01.2023 tarihinde karar verildi.