YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5027
KARAR NO : 2023/1998
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarı yönünden 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereğince REDDİNE karar verilerek inceleme yapılmıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zile Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109
uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 35 inci maddesi, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, sanık … hakkında ise, 37 delaleti ile 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebi ile dava açılmıştır.
2. Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 35 inci maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay, tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, sanık … hakkında ise, 37 nci maddesi delaleti ile 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, “seni öldüreceğim, ananı babanı vuracağım.” şeklinde beyanlarda bulunan sanık … hakkında tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanık … hakkında daha fazla haksız tahrik indimi yapılması gerektiği gözetilmeyerek sanık …’ten daha fazla ceza alması sonucuna neden olacak şekilde ceza tayin edildiğine, sanık …’in sanık … ile iştirak halinde kasten yaralama eylemlerini gerçekleştirdikleri kabul edilerek fazla ceza tayin edilmesine,
2. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri, sübuta ve suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri, suçun unsurlarının oluşmadığına, meşru müdafaa şartlarının oluştuğuna,
4. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri ise, sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’in aralarında daha önceki olaylardan dolayı katılan …’e mesaj göndererek buluşmak istediğini söylediği, mesajlarına cevap verilmemesi üzerine katılanın evine giderek katılanı kollarından tutup götürmeye çalıştığı, katılanın bağırmaya başlaması üzerine bırakarak kaçtığı, katılanın durumu eşi olan sanık …’e anlatması üzerine, sanık …’in sanık …’i arayarak birbirlerine karşılıklı olarak hakaret ettikleri, sanık …’in yanında tanık Serdar Ermiş, sanık …’in yanında ise sanık … ile birlikte Fatih Köprüsü adlı yere gittikleri, burada sanık …’in bıçak kullanarak sanık … ile birlikte sanık …’i darp ederek yaraladıktan sonra olay yerinden ayrıldıkları iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen 17.02.2014 tarihli adli muayene raporunda, katılan …’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
3. Görevlilerce düzenlenen 27.02.2014 tarihli düzenlenen 31.07.2014 tarihli adli raporda, …’in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı, nazal kemikte kırık olduğu, kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derecede olduğu, yüzdeki sabit eser yönünden 6 ay sonra değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
4. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 31.07.2014 tarihli adli raporda ise, nazal kemikteki kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derecede olduğu ve yüzde sabit ize neden olduğu belirtilmiş olup olay tarihinden 6 ay geçmeden alındığı anlaşılmıştır.
5. Görevlilerce düzenlenen 17.02.2014 tarihli tutanakta, özetle, kavga ihbarı üzerine olay yerine giden görevlilerce … adlı şahsın yüzünde kesi olduğunun görüldüğü, kendisini … adlı kişinin yaraladığını beyan ettiği, … adlı kişi ile görüşüldüğünde ise kavga ettiklerini beyan ettiği, kullanıldığı iddia edilen bıçağın ise bulunamadığı belirtilmiştir.
6. Görevlilerce düzenlenen 17.02.2014 tarihli Mesaj Tespit Tutanağında ise, sanık …’ın katılan …’e gönderdiği mesajlarda son kez görüşmek istediğini yazdığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A-Sanık … hakkkında tehdit suçundan yapılan incelemede;
Sanık …, Zile Cumhuriyet Başavcılığındaki 26.02.2014 tarihli beyanında, sanık …’in kendisini telefonla arayarak “Seni öldüreceğim, ananı babanı vuracağım.” şeklinde beyanlarda bulunduğunu belirtiği, kovuşturma aşamasında 30.09.2015 tarihli celsede ise, “…Ben olay öncesinde Mehmet ile görüşmedim…” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla, olaylar ve olgular bölümünde bahsedilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunamadığına ilişkin Mahkemenin suçun sübutu ve kabulü karşısında, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiş, bu husussa ilişkin Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi reddedilmiştir.
B-Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
1. Sanık …’in eşini kaçırmaya çalışmasına sinirlenerek sanık … ile fikir ve eylem birliği içerisinde katılan sanık …’i darp ederek yüzde sabit eser ve nazal kemikte ikinci derecede kırık oluşacak şekilde yaralamaları şeklindeki eylemlerinde yasal şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin etkilenme derecesi dikkate alınarak cezasında yarı oranında indirim yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiş, Cumhuriyet savcısının bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
3. Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sanık …, kasten yaralama suçunun ise sanıklar … ve … tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve
savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar … ve … müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan yapılan incelemede ise;
1. Sanık …’in eşinin sanık … tarafından kaçırılmaya teşebbüs edilmesi üzerine duyduğu hiddetin etkisiyle eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmış, sanık … hakkında ise hiddet oluşturacak bir durum bulunmadığı anlaşıldığından haksız tahrik hükümleri uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanıklar … ile …’in fikir ve eylem birliği içerisinde sanık …’i darp ettiklerinin anlaşılması karşısında, iştirak halinde işlenen suçlarda her bir fail, diğerinin eylemlerinden sorumlu olacağı hususu gözetildiğinde, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen yüzde sabit eser oluşacak şekilde yaralamadan ceza arttırımı yapılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 86 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendindeki suçu oluşturduğu, iddianamede ise sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gösterildiği halde ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendine göre mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
V. KARAR
1. Sanık … hakkında tehdit suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebebinin reddiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık … hakkında kasten yaralama suçları yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan A-1-2-3 numaralı nedenlerle Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli kararında sanıklar … ve … müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3. Sanık … hakkında kasten yaralama suçu yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan C numaralı nedenle Zile Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.