Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5078 E. 2023/2040 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5078
KARAR NO : 2023/2040
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gelibolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hırsızlık suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 146 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine ve adli emanetin 2016/19 sırasında kayıtlı suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamasına karşın, sanığın, mağdurun zilyetliğinde olan aracı mağduru silahla tehdit ederek alıp kendi hakimiyet alanına geçirmek suretiyle meydana gelen eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu halde hırsızlık suçundan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından, mağdurun beyanlarının yeterli kabul edilemeyeceğine, sanığın suç kastının bulunmadığına, silah tabir edilen çakı ile ilgili bilirkişi raporu aldırılmadığına, hırsızlık suçu bakımından suçun unsurlarının oluşmadığına, eylem kullanma hırsızlığı kabul edildiğinde ise şikayet yokluğu nedeniyle sanık hakkında ceza verilemeyeceğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, başka bir suç nedeniyle ifadesi alınan sanığın kolluk görevlileri vasıtası ile mağdurun kullandığı taksiye bindirildiği, mağdur ile sanığın gidilecek yer konusunda anlaştıkları, yola çıkıldıktan bir süre sonra sanığın mağdurdan kendisini başka bir yere götürmesini istediği, mağdurun ise kolluk görevlilerinin kendisine başka bir yere götürmemesini söylediği için sanığın bu isteğini kabul etmediği, sanığın ise üzerinde bulunan çakıyı çıkarıp mağduru ölümle tehdit ederek mağdura gideceği yeri tarif ettiği, bir süre sanığın çakı ile tehdidi altında ve onun yönlendirmesi yol alan mağdurun bir fırsatını bulup taksiyi çalışır vaziyette durdurup sanığın elinden kurtulduğu, sanığın ise çalışır vaziyetteki taksinin şoför koltuğuna oturup kendi evine gittiği, taksinin sahibi katılan …’ın polise ihbarda bulunması üzerine taksinin sanığın evinin önünde bulunduğu, bu suretle sanığın mağdurun hürriyetini kısıtlayıp, taksiyi de hırsızlamak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk görevlileri tarafından olayın intikaline, taksinin bulunmasına, sanığın yakalanmasına, sanığın üzerindeki çakıyı kolluğa teslim etmesine ilişkin 29.02.2016 tarih ve 04.00 saatli Olay Yakalama Rızaen Teslim Muhafaza Altına Alma ve Teslim Tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden:
Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdurun aşamalardaki birbiri ile uyumlu ve ayrıntılı beyanları, Olay Yakalama Rızaen Teslim Muhafaza Altına Alma ve Teslim Tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın olay günü belli bir yere gitmesi için anlaştığı taksi şoförü olan mağduru aralarında çıkan anlaşmazlık nedeniyle, yanında bulundurduğu çakı ile tehdit ederek istediği bir

yere götürmesini sağlayarak hürriyetini kısıtladığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin mağdurun beyanlarının yeterli kabul edilemeyeceğine, sanığın suç kastının bulunmadığına, silah tabir edilen çakı ile ilgili bilirkişi raporu aldırılmadığına, yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden:
a.Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.10.2019 tarihli, 2158-4577 Esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 Esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 Esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 Esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 Esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548-346 Esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle;
Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir.
Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.
765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminde “gasp” olarak da adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilâve unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır.
Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayımız değerlendirildiğinde; sanığın taksi şoförü olan mağdura yönelik tehdidinin taksiyi kendisine teslim etmesine yönelik olmadığı, sadece kendisini ilk başta anlaştıkları yerden farklı bir yere götürmesini amaçladığı, mağdurun bir fırsatını bulup taksiden inip kaçması sonrası, sanığın evine gitmek üzere taksiyi kullandığı anlaşılmakla, eylem 5237 sayılı Kanun 141 inci maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu kapsamında kalıp, yağma suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağından Cumhuriyet savcısının sanığın, mağdurun zilyetliğinde olan aracı mağduru silahla tehdit ederek alıp kendi hakimiyet alanına geçirmek suretiyle meydana gelen eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu halde hırsızlık suçundan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğuna yönelik ve sanık müdafiinin hırsızlık suçu bakımından suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz talepleri reddedilmiştir.
b. Olay ve Olgular bölümünün birinci bendinde belirtildiği şekilde gerçekleşen olayda sanığın, mağdurun taksiyi terk etmesi sonrası taksi ile evinin önüne gittiği, evinin önündeki direğe çarparak kaza yaptığı anlaşılmakla, 5237 sayılı 146 ncı maddesinde öngörülen “malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmesi” koşulu gerçekleşmediği gibi ayrıca benzin ve yağ tüketildiği ve kaza nedeniyle ortaya çıkan zararın da tamamının giderilmediği dikkate alındığında, suçun kullanma hırsızlığı kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından sanık müdafiinin eylem kullanma hırsızlığı kabul edildiğinde ise şikayet yokluğu nedeniyle sanık hakkında ceza verilemeyeceğine yönelik temyiz talebi reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2016/93 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.