YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5088
KARAR NO : 2023/1996
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM :Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.02.2012 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2012 tarihli kararı ile sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’ un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar sonucu açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanarak Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarih ve 2014/345 Esas, 2015/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’ un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, isnat edilen suçu işlemediğine, re’sen göz önüne alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, kızkardeşiyle boşanma aşamasında olan eniştesi katılan …’i motosikletiyle ışıklarda gördüğünde yanına giderek motosikletin anahtarını aldığı, bulunduğu yerden ayrılmasına izin vermeyerek hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
2. Tanık …. beyanında özetle; yolda aracıyla seyir halindeyken Birgi yolu kavşağında müştekinin yolun içine atlayarak kendisini durdurduğunu, aracı parkedip müştekinin yanına geldiğini, bu sırada kaldırımda …’ı gördüğünü, müşteki ile aralarında iki üç metre mesafe olduğunu, müştekiyle birlikte …’ın yanına yaklaştıklarını, …’a hayırdır ne oluyoruz dediğini, …’ın da abi enişte bizim kız hakkında ileri geri konuşmuş, hatta biri senin ismini söylemiş şeklinde konuştuğunu, kendisinin oradayken müştekinin gitmesini istediğini, müştekinin de motorunun anahtarlarını …’ın aldığını söylediğini, …’dan anahtarı alıp müştekiye verdiğini, birbirinizle uğraşmayın diyerek yürüdüğünü, bu esnada Özcan’ın arabayı karşıya parkettiğini, daha sonra oradan ayrıldığını, sonrasında ne olduğunu bilmediğini, kendisinin sanık …’ın müştekinin kolundan tuttuğunu görmediğini, kendisinin yanında da böyle birşey olmadığını ifade ettiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre sanık …’ın, kız kardeşi ile boşanma aşamasında olan eniştesi katılan …’i yolda motosikletiyle ışıklarda durduğu esnada gördüğü, kızkardeşi hakkında dedikodu yaptığı gerekçesiyle konuşmak amacıyla katılanın yanına gittiği, katılanın motosikletinin üzerinden anahtarı aldığı ve kız kardeşi hakkında olumsuz konuşmaması konusunda katılanı uyardığı ve konuştukları sırada olay yerinden aracıyla geçen tanık ….’yu katılan …’in durdurduğu, tanık …. ile katılanın sanık …’ın bulunduğu yere geçip sanığın kız kardeşi ile ilgili konuda konuştukları, bu konuşma sonrası tanık ….’nun katılanın motorunun anahtarını sanıktan alarak katılana verdiği, katılanın beyanlarının aksine tanık beyanlarında katılanın kolundan tutulduğu ya da katılanın hürriyetinin kısıtlandığı yönünde bir ifade olmadığı anlaşılmakla katılanın rızası hilafına bir yerde kalma ya da bir yere gitme hürriyetinin kısıtlandığına dair emare bulunmadığı anlaşılan olayda sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabul ve uygulamaya göre;
Sanık hakkında Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.02.2012 tarihli iddianamesinde sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası gösterildiği halde ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ıncı maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkı kısıtlanmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarih ve 2014/345 Esas, 2015/289 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.