Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/5309 E. 2023/2315 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5309
KARAR NO : 2023/2315
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık …’ın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Milas Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.06.2016 tarihli iddianamesiyle sanık … hakkında mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi, mağdur …’ya yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi, her iki mağdura yönelik eylemi nedeniyle tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin ikinci cümlesi ve 53

üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/225 Esas sayılı dosyasında dava açılmıştır.
2. Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/225 Esas sayılı dosyasında sanık … ve dosya tanığı S.G. hakkında aynı eylemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 17.02.2017 tarihli celsede suç duyurusunda bulunulmuştur.
3. Suç duyurusu sonrası Milas Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.07.2017 tarihli iddianamesiyle sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, eşi olan mağdur …’ya yönelik eylemi nedeniyle ayrıca 109 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. Temyiz dışı sanık … hakkında da aynı suçtan dava açılmıştır.
4. Sanık … ve temyiz dışı sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/173 Esas sayılı dosyasında açılan davanın, aynı Mahkeme’nin 2016/225 Esas sayılı dosyasında birleştirilmesine karar verilmiştir.
5. Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2017 tarihli ve 2016/225 Esas, 2017/379 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında, sanığın eylemlerinin bütün olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu belirlenerek, mağdur …’ya yönelik eylemi nedeniyle bu suçtan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mağdur …’ye yönelik eylemi nedeniyle aynı suçtan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
6. Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2017 tarihli kararı ile ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık … tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak, 18.03.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık …’ın istinaf başvurusu kabul edilip hükümler kaldırılarak sanık … hakkında mağdur …’ya yönelik eylemi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mağdur …’ye yönelik eylemi nedeniyle aynı suçtan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği, mağdurların çelişkili beyanları esas alınarak hüküm kurulduğuna, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, mağdurların rızaları ile araca bindiğine, suç kastının bulunmadığına, uygulama şartları oluşmadığı halde suçu temyiz dışı sanık … ile işlediği gerekçesiyle ceza artırımı yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

2. Katılan … Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği, alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan ceza tayin edildiğine ve lehe vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay, aralarında anlaşmazlık olması sebebiyle olay tarihinde ayrı yaşadığı eşi mağdur …’tan müşterek çocuklarını alan sanık …’ın aynı gün çocuklarını, temyiz dışı sanık …’ün sevk ve idaresindeki arabayla bırakmak için kız kardeşi … ile bir kafede oturan mağdur …’nın yanına gittiği, sonrasında onu zorla arabaya bindirip darp ettiği, ablası …’nın sanık … tarafından arabada darp edildiğini gören mağdur …’nin arabanın yanına giderek müdahale etmek istediğinde sanık … tarafından arabaya zorla bindirilerek, temyiz dışı sanık …’ın sevk ve idaresindeki araç ile olay yerinden uzaklaştıkları, mağdur …’nin seyir halindeyken kolluk görevlilerini aradığı, bir süre sonra kolluk görevlilerinin arabayı durdurarak sanık … ve temyiz dışı sanık …’ın eylemlerine son verildiği, bu şekilde sanık …’ın, temyiz dışı sanık … ile fikir ve eylem birliği içerisinde, eşi olan mağdur …’nın ve eşinin kardeşi olan mağdur …’nin hürriyetlerini kısıtlayarak atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
1. İlk derece mahkemesince sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Hukuki Süreç bölümünün beşinci bendinde belirtildiği şekilde mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Mağdurlar hakkında olaydan hemen sonra 75. Yıl Milas Devlet Hastanesinden 06.06.2016 tarihli doktor raporları alındığı, bu raporlarda mağdurlarda meydana gelen yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet kararlarının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak sanık hakkında atılı suçundan, Hukuki Süreç bölümünün altıncı bendinde belirtildiği şekilde mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın temyiz itirazları yönünden:
Mağdurların aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanlarına, mağdurların anlattıkları olay öyküsü ile uyumlu doktor raporlarına, sanığın tevilli ikrara yönelik savunmalarına, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince sanık …’ın mağdurları cebir kullanarak temyiz dışı sanık …’ün sevk ve idaresindeki araca bindirip, olay yerinden uzaklaşarak, temyiz dışı sanık … ile fikir ve eylem birliği içerisinde, mağdurların rızası dışında onları arabada tuttuğu, bu suretle eşi olan mağdur … ile …’nın kardeşi …’nin hürriyetini birden fazla kişiyle kısıtladığı yönündeki olay kabulü ile mahkumiyet hükmü kurmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın mağdurların çelişkili beyanları esas alınarak hüküm kurulduğuna, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, mağdurların rızaları ile araca bindiğine, suç kastının bulunmadığına, uygulama şartları oluşmadığı halde suçu temyiz dışı sanık … ile işlediği gerekçesiyle ceza artırımı yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz nedenlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları yönünden:
a. Suçun işleniş şekli ve zamanı ile tüm dava dosyası içeriği gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince temel cezanın belirlenirken gösterilen gerekçelerde, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddelerine bir aykırılık bulunmadığından katılan Bakanlık vekilinin alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan ceza tayin edildiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.
5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan … Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 18.03.2020 tarihli ve 2018/736 Esas, 2020/236 Karar sayılı kararında sanık ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Milas 3.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.